Yeni Mezunlar İçin Acımasız Gerçekler

Yeni mezunlar iş hayatındaki en sevdiğim gruptur. Okuldan “geçici mezuniyet belgesini” alıp gelmiş heyecanlı, hırslı ve en eğlencelilerden oluştuğundan olsa gerek severim yeni mezunları.

İş hayatının o acımasızlığını ilk bi’ kaç sene hissetmeseler dahi günleri haftaları, haftalar ayları kovaladıkça rüzgarın kayayı kuma çevirmesi gibi yavaş yavaş onlarda after work partylerin aslında eskisi gibi eğlenceli olmadığını konuşacaklar.

Büyük çoğunluğu mezun olurken sahip oldukları ideallerinden vazgeçecek kredi kartı taksitleri, faturalar, saçma sapan üyelikler, long weekendler, altı ay sonra demode olacak her şey için….

Başlangıçta verilen o arabanın mobil hapishane; dizüstü bilgisayarın pranga; cep telefonun kelepçe olduğunu anladıkları zaman ise en acımasızı çünkü artık araba, pc, telefon sizin bir parçanızmış gibi hissedeceksiniz. En yenisine (iyisine) sahip olabilmek için daha çok çalışacak ama her seferinde son model arabanız, bilgisayarınız, telefonunuz size sahip olacak.

Ne çalıştığınız şirketin büyüklüğü ne de sahip olduğunuz unvan sizi mutlu edecek.

 

 

Yaratıcılık

Yaratıcılık, iş hayatı içerisinde fark yaratan önemli bir unsur olmasına rağmen prosedürlerden dolayı hep geç fark ettik. Şimdi de yaptığımız işlerde yaratıcılığımızın ön plana çıkması için çırpınıyoruz.

Halbuki biz oyun konsollarının, tabletlerin olmadığı dönemler çok daha yaratıcıydık. Okul, ödev, sınav(lar), üniversite derken yaratıcılığımızı kaybettik. Sonrasında ise prosedürlerden ibaret standart şirketlerde çalıştık. Başkalarının yaptığı “yaratıcı işlere” resmen imrenerek baktık.

Virgin Atlantic’in durmadan çalınan tuzlukların altına “pinched from Virgin Atlantic” yazarak pazarlama alanında yaratıcılık örneğindeki gibi.

virgin-atlantic-salt-pepper-set-is-a-steal-12335

Veya İK alanında geçtiğimiz yıl Heineken’in yapmış olduğu stajyer mülakatını hayretler içerisinde izledik.

Bu yaratıcı işleri yapanlar ya da yaptıkları işe yaratıcılık katanlar sizce beyinlerinin hangi tarafını kullanıyorlar, sağ? sol? Hiçbiri! Bazılarımızın kaybettiği o yaratıcılığın takım elbise içinde ölmemesini sağlayarak dünyadaki milyonlarca insanın bildiği işleri yapıyorlar.

“Bizde olmaz” dediğiniz sürece işimize yaratıcılık katamayız. Masanızdaki kurallar kitabına, üzerinizdeki takım elbiseye inat her seferinde yeni bir fikir önererek mutlaka birisinin gerçekleşmesini sağlayabilirsiniz. İşte o zaman beyninizin hangi tarafını kullandığınızın önemi kalmaz.

Kariyer 2.0 – Cengiz Çatalkaya

Kariyer 2.0, dijitalleşen iş dünyasında fark edilmek isteyenlerin rehberi niteliğinde bir kitap. Bir İK blog yazarının kaleminden çıkması sebebi ile sade bir dile sahip olan kitabı kısa sürede keyifle okuyabilirsiniz.

Kariyer 2.0 sayesinde;

  • Kariyer-2.0Üniversite hayatının sadece bir diplomadan ibaret olmadığını,
  • Sosyal Medyayı eğlence dışında iş amaçlı olarak kullanabileceğinizi,
  • İnfografik CV ile fark yaratabileceğinizi,
  • Kariyerinizi aslında kendinizin belirlediğini öğrenebilirsiniz.

Kitapta en sevdiğim cümle ise “Diplomasında yazandan çok daha farklı şeyler öğrenebilir insan” (Kariyer 2.0, 2014;189)

Alışveriş sepetinizin en üstünde olması gereken bu kitabı en kısa sürede alıp okumanızda fayda var. Çünkü dijital dünya tahmin ettiğinizden daha hızlı.

Yazar hakkında daha fazla bilgi edinmek için yetenekvekariyer.com‘u ziyaret edebilirsiniz.

 

 

Mezun Olmadan Yapmanız Gereken 7 Şey!

Üniversite mezuniyeti size bir diplomadan daha fazlasını verebilir. Bu sizin üniversite hayatınızı nasıl yaşadığınıza ve neleri tecrübe ettiğinize bağlıdır. İş hayatına girmeden önce aşağıdaki önerilerden birkaçını bile gerçekleştirmek sizi diğer beyaz yakalılardan ayıracaktır.

Öğrenci evinde kalın: Ailenizde aynı şehirde yaşıyor olsanız dahi imkânlarınızı zorlayarak bir öğrenci evinde kalın. Çünkü en iyi arkadaşım dediğiniz kişinin su ile teması sonucu canavara dönüşen bir Gremlin olduğunu ancak böyle anlayabilirsiniz. Böylece iş hayatında kimin arkadaşınız olup olmadığını daha iyi ayırt edersiniz. Ayrıca öğrenci evi demek bütçe yönetimi demektir. Sınırlı bir bütçeyi en faydalı şekilde nasıl yöneteceğinizi en iyi öğrenci evinde öğrenebilirsiniz.

Okulunuzu uzatın: En etkin zaman yönetimini okulunuzu uzatarak öğrenirsiniz. En az yarım dönem okulunuz uzadığı zaman ileride bir dakika ile neler kaybedebileceğini öğrenmiş olursunuz.

Çalışın: Kariyer hedefinize uzak ve yakın işlerde çalışın. Kariyer hedefinize yakın işler ile mesleki tecrübe elde ederken kariyer hedeflerinden uzak işler ile hayati tecrübeler elde edebilirsiniz. Kısaca çalışın asla kaybetmezsiniz.

Work-Travel-sydney1

Not alışverişi yapın: Öncelikli olarak bölümde yer alan bütün derslerin en iyi notlarına sahip olmanız gerekmektedir. Bunun için kendinizi notların kesişme noktası konumlandırabilmeniz şart. Amatör ruh ile oluşturduğunuz bu network’ü iş hayatında bile kullanabileceğinizi hatırlatmakta fayda var. Yalnız kesinlikle diğer bölümlerin notlarına göz dikip olayı ticarileştirmeyin!

Düşüncesizce hareketlerde bulunun: Öğrencilik hayatınızda düşüncesizce gerçekleştirmiş olduğunuz hareketlerin sonuçları canınızı pek yakmaz fakat iş hayatında atacağınız her adımı düşünmeniz için temel oluşturur.

Otostop çekin: Biraz aşırı geldiğinin farkındayım ama öğrencilik yılları otostop hikayeleri ile dolu birisi olarak risk ve iletişim konusunda alınabilecek en iyi eğitimin otostop olduğu konusunda ısrarlıyım.

Sevgiliniz olsun: Aynı bölümden hatta sınıftan sevgiliniz olsun. İleride ofisteki romantik ilişkilere bakışınızı belirleyecek en önemli tecrübe bu olacaktır.

Yeni Mezunlar İçin 7 Tavsiye

“Üniversiteye kapağı attın mı gerisi kolay” diyenlere inat hayat hiç aynı fikirde değil. Bu sebeple öğrenci kafasından kısa sürede sıyrılmakta fayda var. İşte öğrenci kafasından kurtulmanız için 7 tavsiye:

Milyonlar: Üniversiteye nasıl milyonlarla beraber girdiyseniz yine o milyonlarla mezun olduğunuzu unutmayın. Yani tek üniversite mezunu siz değilsiniz. Sizin gibi iş arayan bir sürü yeni mezun var.

Tecrübesiz: Okuldan hangi unvan ile mezun olursanız olun iş hayatındaki ilk unvanınız “tecrübesiz aday”, bunu kabullenin.

Hint Kumaşı: Bölüm birincisi, onur belgesi, x projesi, ulusal ödüller vs sahip olabilirsiniz ama tek değilsiniz. O yüzden mütevazı olun.

İnsan Kaynakları: Evet, insan kaynakları işini bilmiyor (!) ama siz biliyorsunuz ve bu yüzden masanın diğer tarafında aday olarak oturuyorsunuz. Mülakattaki başarısızlıklarınız için başkalarını suçlamak yerine mülakata hazırlanarak gidin.

Askerlik: Erkeklerin iş hayatına girişlerindeki en büyük engel, ertelemeyin.

Yüksek Lisans: Hedeflendiğiniz kariyere bir adım daha yakın olmak için yüksek lisans yapın. Yalnız akademik kariyer hedeflemiyorsanız boşu boşuna tezli yüksek lisans programlarına başvurmayın. Tezsiz yüksek lisans programları ile çalışırken kendinize yatırım yapmış olursunuz.

Tercihler: Armudun sapı, üzümün çöpü derken evde kalırsınız, hiçbir şirket sizi almaz. Dışarıda o kadar aday varken kariyer hedefinize en yakın iş fırsatının üstüne atlayın. Tecrübeniz arttıkça iş fırsatları arasından istediğinizi tercih edersiniz.

Bill Gates ve Eğitim

Bill Gates, başarı hikayelerinin değişmeyen örneği: Harvard’ı bırakıp arkadaşı ile kurduğu şirket sayesinde dünyanın en zengin adamı oldu. Zirveyi  kaptırsa dahi Dünya’nın en zengini dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk isim Gates. Bu bakış açısı ile başarılı bir kariyer için eğitim şart değil. Günümüz şartlarında durumu değerlendirdiğinde ise Gates’in fikri değişiyor:

“Bazı genç öğrencilerin, ben üniversiteden mezun olmadığım için üniversiteye gitmek istemediklerini duymak beni düşündürüyor elbette. Ama şöyle bir şey var, ben üniversiteyi bitirmemiş olsam bile çok iyi bir eğitim aldım. Ayrıca dünyada rekabet çok arttı, her yıl daha karmaşık konular ortaya çıkıyor, daha güçlü olmak gerekiyor ve üniversite eğitimi zorunlu hale geliyor, bir zamanlar sadece lise mezunu olmak yeterli oluyordu.”

bill-gates-jpg

Ama yine aynı Gates “Ben üniversitede geçirdiğim yılları çok sevdim ve üniversiteyi bitirmeden terk ettiğim için birçok açıdan üzülüyorum. Bunu bilerek ve düşünerek yaptım, çünkü bir fikrim vardı -ilk mikrobilgisayar yazılım firmasını kurmak istiyordum- ve bunun için bekleyemezdim” diyor.

Muhteşem bir zekaya, eşsiz bir fikre ve yılmayan girimci bir ruha sahip değilseniz mutlaka üniversiteden mezun olun!

Katılım Belgesi Verilecektir

Aşağıda uniaktivite.com için yazmış olduğum yazıyı okuduğunuzda aklınıza ilk bakışta üniversite öğrencileri gelse dahi iş hayatında bulunan herkes için geçerli bir yazı olduğunu hatırlatmam lazım. Çünkü aldığımız eğitimler bir katılım belgesinden daha fazlası!

İK’cı olarak üniversite öğrencilerine her zaman akademik eğitimlerinin yanı sıra kariyer hedeflerine uygun eğitimler almalarını da tavsiye ederim. İş bulmanın giderek güçleştiği günümüzde zaten üniversite öğrencileri de kendilerine değer katmak adına  bu tür eğitimlere gidiyorlar.

Fakat bazı öğrenciler bu eğitimleri sadece CV’ye yazabilecekleri bir madde olarak görüyorlar. Onlar için önemli olan eğitimin sonunda “katılım belgesi” alabilmek. Buna bağlı olarak oluşturulan CV’ler ile yapmış oldukları başvurulara olumlu geri dönüş bekleyen yeni mezunlar ne yazık ki yanılıyorlar.

Çünkü İK’cılar ve bölüm yöneticileri yeni mezun olsun olmasın bütün adayların almış olduğu eğitimleri mülakat sırasında sorguluyorlar. Tecrübeli adaylar genelde bu durumun farkında olduklarından dolayı CV’lerini buna göre düzenliyorlar. Üniversite öğrencilerinin bu durumu acı tecrübelerle öğrenmemeleri için nacizane birkaç tavsiyem bulunmaktadır:

Tavsiyeler için Üniaktivite Blog sayfasını ziyaret ediniz.