Bağıran Yöneticiler

İş hayatında hepimizin karşısına çıkabilecek bir yöneticidir “bağıran yönetici”.  Bu tip yöneticiler her zaman sinirlidir. Fırça atmak onun için bir yönetim stilidir. Kimilerine göre iş bitirendir ama aslında kendini bitirendir. Bağıran bir yöneticinin olası “beş kaybı”:

Huzur: Özellikle yeni göreve gelen ya da atanan yönetici otorite kurmak için durmadan sağa sola bağırırken bölüm içersinde oluşmuş ahenge ağır bir darbe indirir. Sonrası yaprak dökümü…

Takım ruhu: Huzur ortamını kaybeden bölüm çalışanları artık bir bütün olmak yerine bireysel hareket etmeye karar vererek günü en az hasarla atlatmaya odaklanabilir. Bağırarak ekibi bir arada tutma çabaları ise yangına körükle gitmekten başka bir şey değildir.

Destek: Bağıran yönetici ya bütün çalışanları karşısına alır ya da birkaçını ama mutlaka sert bir muhalefetle karşı karşıya kalır. Mantıklı konuştuğu zamanlarda bile bağıran bir yönetici olduğundan sindiremediği kişileri hep karşısında bulabilir.

Lütfen: Bağıran yönetici için “lütfen” kelimesi anlamını yitirir. Bağıran yöneticinin “rica ettiği” bir şeyin yapılması neredeyse imkansıza yakındır.

Yaratıcı düşünce: Şirketlerin global rekabet ortamında en önemli avantajları olan “yaratıcı düşünce”nin katilidir bağıran yönetici.

Çevrenizde illa ki böyle bir yönetici profili vardır. Ne yazık ki soyları tükenmedi ve onları iş bitirici olarak görenler olduğu sürece de iş hayatında olmaya devam edecekler.

launching-creative-I-dont-know-what-were-yelling-about-2fb4a1g

29102014

29 Ekim 2014, hatırlanması gereken çok şeyin olduğu bir gün.

  • En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.
  • Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.
  • Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir. Âdetâ halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini, gerçeğin emirlerini ve bilimin öğretilerini öğrenecektir.
  • Memleket mutlaka modern, medeni ve yeni olacaktır. Bizim için bu hayat davasıdır.
  • Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.
  • Biz ne Bolşevikiz, ne de Komünist: Ne biri, ne diğeri olamayız. Türkler milliyetperver ve dinlerine hürmetkâr bir millettir. Bizim hükümet şeklimiz tam bir demokrat hükümetidir.
  • Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline değiştirmektir.
  • Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
  • Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.”
  • Müsbet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek ana siyasetimizin açık dileğidir.
  • Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
  • Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden içerdeki cephenin suskunluğudur.
  • Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.
  • Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
  • Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.
  • Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.
  • Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
  • Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.
  • Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.
  • Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.

322092b4f9463dc1e4a81435a645d77f_1289419831

Kimdi Giden Kimdi Kalan

Çoğu okuyucunun  bildiği “Çalışanlar, şirketlerini değil yöneticilerini terk eder” şeklinde bir deyiş vardır. Genelde bu deyişi kendimiz ile özdeşleştirir ve istifa ederek ayrıldığımız şirketleri düşünür ve suçu o dönem ki yöneticimizde arar ve genelde de buluruz.

Şimdi bu deyişi birkaç pozisyon yukarısı için değerlendirelim. Organizasyon yapınızda bulunduğunuz yere göre ayrılan kişi sizin müdürünüz, koordinatörünüz, direktörünüz hatta genel müdürünüz bile olabilir. Bu pozisyondaki kişinin emekliliği gelmiş olabilir, iyi bir teklifi değerlendirmiştir veya  o da sizin yaptığınız gibi sadece istifa etmiştir.

Eğer yöneticiniz terk edilecek bir yönetici ise iş hayatınızdaki büyük ikilemden sizi kendisi kurtarmıştır. Mutlu ve mesut bir şekilde şirketinizde çalışmaya devam edebilirsiniz. Tabii ki unutmamak lazım gelen gideni aratır.

Asıl problem,  terk etmek istemediğiniz bir yöneticinin şirketten ayrılmasıdır. Bu durumda elinizden ne yazık ki bir şey gelmez. İş hayatının dinamikleri içerisinde normal karşılanan bu durum size duygusal gelse dahi yola devam etmek gerek.

Eğer ki böyle bir yönetici ile çalışıyorsanız onun günlük hayata ve iş hayatına dair tecrübelerinden faydalanmak için her türlü fırsatı yaratın.

Son söz, giden yönetici sizin şirkette kalmanız için tek sebep ise vakit şirketi terk etme vaktidir.

how-to-quit-your-job

LEGO’dan Liderlik Dersleri

sculptureSizlere bu sefer Nurşen Agathe Ergün‘ün n-vision‘da paylaşmış olduğu bir J. Kotter makalesi olan “Leadership Lessons From LEGO” aktarmak istedim. Çünkü liderlik her dönemin konusu olduğu gibi LEGO’da her dönemin oyuncağı 🙂

Ken Perlman, liderlik değişimi eğitimi vermektedir ve iki kız babasıdır. Kızları ile karmaşık LEGO seti inşa ederken, müşterisi ile paralellik yaşar; müşterilerinin de organizasyonlarına, aşkla değişim liderliği ederken  duyduğu tatminle aynı olduğunu fark eder. Aşkla değişimin prensiplerinin, yüzlerce ya da binlerce kişi çalıştıranlarla aynı olduğunu da ekliyor. Ken Perlman’ın LEGO’dan liderlik dersleri şöyle:

Ders #1: Başarının neye benzediği ile başlayın.

LEGO, kutunun üzerindeki ürün resmini tam olarak sağlar. Harika görünür. Üzerinde, parça sayısı, adımların sayısı vb. belirtilir. Satın almadan önce sonuca aşık olursunuz. Seti aldıktan sonra, projenin  sonuna doğru birkaç adım uzakta olduğunuzu hissedersiniz. Çünkü başarının neye benzediğini bilirsiniz. Harika görünüyordur. Çoğu zaman yöneticiler karar almak için bitmiş ürünün resminin etrafında ivme yaratmak yerine bugünden gerekli zor ve zaman alıcı stratejileri ana hatları ile çizerler.

Ders #2: Değiştirilebilir parçaları düşünün.

Nadiren olsa da LEGO’da eksik blok olabilir.

Bu zorluklar, kızlarımı durma hali yerine yenilik haline koyar. Kızlarım kendi kovalarından bizim ihtiyacımız olan yedek parçaları çıkarırlar ve binaları uzak tutarız.

Meslektaşlarımız “Bu çalışmaz çünkü” ya da “Biz bunu zaten denemedik mi?” diye kaç defa söylemişlerdir. Bu bahaneler ara sıra da olsa, tekrarlanmayan eski hatalara harcadığımız zamanı bize kazandırabilmesine rağmen, geriye dönüp hangi parçaların (dersler, öğrenme, başarılar vs.) yeniden uygulanabilirliğini görmek sıra dışı olmaktadır. Çoğu zaman insanlar, araçlar, kaynaklar ve dersler toplanma için vardır, biz nadiren kovalardakileri almak için geri döneriz.

Ders #3: Talimatlar sadece çok faydalıdır.

Talimatlar genellikle önemlidir. Ama çok basit bir şekilde hangi yuvarlak kancanın hangi kare deliğine gideceğini söyleyemediğiniz durumlar vardır. Halbuki ben kızgın bir şekilde başka bir görüntü elde etmek için talimatları evirip çevirirken kızlarım sadece yapabileceklerinin en iyisini ortaya koyuyorlar. Kızlarım, “çalışıp çalışmadığını görmek için deneyelim” derler. Bu korkusuz deney, yeniliğin hızlandırılması için kritik bir unsurdur. Olabilecek en kötü şey ne olabilir? LEGO’larla bunun sonuçları sıfırdır. Birçok iş ve kuruluşlarda, bunlar gerçek risklerdir. Çok sık olmamakla birlikte, ana risktir, beklenmedik sonuçlar değil ancak riskleri yanlış görüyor olmaktadır.

Korkuyu ortadan kaldırmak hızlı döngüleri yineleme yeteneğimizi arttırır. Deneyen, öğrenen ve insanı teşvik etmek ve mükafatlandırma liderlik için anahtardır.

Ders #4: Birçok insan bir arada çalışırken daha eğlenceli.

Kendi başınıza LEGO projesinde çalışmak harika bir şey. Ancak deneyimleri kızlarımla (veya onlar deneyimlerini benimle paylaşırken) paylaşmak çok daha eğlenceli. Müşterilerimin bir saat için 100 gönüllü kişiyi, bir kişi için 100 boş zamanı bulmaktan kolay hallederler. Farklı insanlar, bakış açıları ve deneyimleri ile işbirliği yapılmasını sağlar. Her gönüllü farklı güçlü yönler getirerek, yeniliğin daha hızlı, ileri ve özgür çıkmasını sağlar.

Ders #5: Nihai ürün kalitesi hayal girdisine dayanmaktadır. 

Ben büyürken LEGO’da birkaç özel parça; belki tekerlek ya da ön cam. Bugün çok sayıda belirli kurulum parçaları (örneğin; araçlar, çevrilebilen kokpitler, silah atarlar) var. Ancak kızlarım halen bazı değişiklikler yapıyorlar ya da onların kelimeleriyle “geliştirmeler”. Kızımın inşa ettiği LEGO motosiklet parke merdivenlerden indirirken yıkılmıştı.. Moralini bozmak yerine, o bir fırsat görüp; “Şimdi ben, daha nasıl iyi yapabilirim” dedi. “Benim isteğime göre hızlı gitmesine rağmen çok ağır oldu”. Motosikleti bozdu, tekrar yaptı, dışarı çıkardı ve tekrar başlattı. Günün sonunda üreticisinin hayaline ulaştı.

Bir lider olarak, çalışanlarınızın uzun ölçekli değişim deneyimlerinin nasıl olması gerektiğinin havasını belirlersiniz. Siz, seçilmiş, korkusuz (ama bilgili), yenilik ve tecrübe sağlamış olabilir veya “biz bunu nasıl yapmalıyız” diye söyleyen talimat kitapları tutan biri olabilirsiniz. Seçim size ait….

_LEGO_V8_Engine_1

Yazının orjinali için tıklayınız.

Simon Sinek – İlham Veren Liderler

Simon Sinek, ilham veren liderleri anlatırken hep “niçin” sorusunu soruyor?

Niçin insanlar bir ürünü alırlar?

Niçin insanlar sizin için çalışırlar?

Niçin insanlar bir konuşma için 8 saatlik yolculuk yaparlar?

Bu sorunların cevaplarını ise Apple, Martin Luther King ve Wright Kardeşler ile veriyor.

Liderin Takım Çantası – Cem Kozlu

zBK344367HF838_250İlk basımı Mayıs 2009’da yapılan Liderin Takım Çantası Liderin Takım Çantası Cem Kozlu’nun iş hayatı boyunca deneyimlediklerini bizlerle paylaştığı samimi bir eser.

İki bölümden oluşan bu kitapta Cem Kozlu yer yer “flashback”ler yaparak aldığı doğru ve yanlış (!) kararlarını bize anlatıyor. Öz eleştirilere dahi yer verdiği bu bölümlerde yaptığı hataları içtenlikle anlatarak aynı hataları okuyucularının da  yapmamasını temenni ediyor.

Ayrıca kitap sayesinde sadece Cem Kozlu’nun iş tecrübelerine değil beraber çalıştığı Jack Welch, Muhtar Kent, Ed Harness gibi uluslararası şirketlerin üst düzey yöneticilerinin tecrübelerinde de faydalanma fırsatınız oluyor.

Elinize aldığınız vakit bitirebileceğiniz güzel ve deneyimlerle dolu bir eser, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

Görünmez Lider Zen Master Phil Jackson

NBA All-Star 2013 Haftasonu’nda arkadaşımın kütüphanesine göz gezdirirken yanıma gelip ” Bu kitabı okumalısın” dedikten sonra “Kutsal Çemberler” adlı kitabı raftan çekip bana verdi. Kitap hakkında hiçbir bilgim yoktu. Fakat Phil Jackson‘ı NBA’in En Çok Şampiyonluk Yaşayan Koçu, NBA’in En İyi Koçu ünvanları ile biliyordum ve okumaya başladım. Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Bu yüzden kitap ile bilgi vermek yerine okuyarak cevabını bulabileceğiniz soruları yazacağım.

  • Liderlik doğuştan mı gelir yoksa öğrenilebilir mi?
  • Liderlerin özel hayat/iş hayatı dengesi nasıldır?
  • Aynı takımda 2 lider olabilir mi?
  • Herkesin “the man”* olmak istediği yerde bütün takım bundan nasıl vazgeçirilir?
  • Bütün dünya sizi ve takımınızı izlerken nasıl konsantre olursunuz?
  • Herkesin karşı çıktığı bir yöntem ile nasıl takım olunur, şampiyonluklar alınır?
  • Oyuncular şampiyonluklar sonucu diğer takımlardan gelen teklifleri neden reddetti? Liderin bu duruma etkisi?
  • M. Jordan gibi bir yıldız takımı bıraktığında takım üzerindeki etkisi ne oldu?
  • D. Rodman gibi yetenekli ama aynı zamanda sorunlu bir oyuncu nasıl bir takım üyesi haline getirildi?

phil-jackson-0208-deP. Jackson’ın lakabı neden “Zen Master”dır? Cevabını verebileceğim tek soru “P. Jackson’ın lakabı neden “Zen Master”dır?”

P. Jackson, Katı Katolik bir çocuk olarak yetişmesine rağmen mistik inançlara ilgi duymuş, araştırmış ve bunları benimsemiştir. Budist rahipler ile görüşmüş, Kızıldereli kabileleri ile vakit geçirmiş ve Zen Öğretilerini benimsemiştir. Oyuncularına meditasyon tekniklerini öğretmesi ve takım olarak meditasyon yapmaları ve soyunma odalarını tütsü vb. çeşitli ritüeller ile kutsaması sonucu Zen Master lakabını almıştır.

İş hayatı ile çok rahatlıkla paralellik kurabileceğiniz gerçek bir lider-takım kitabı olarak kesinlikle okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap.

*Esas oyuncu