Pozitif Yönetim – İdil Türkmenoğlu

“Bağıran Yöneticiler” başlıklı yazım sonrası gelen yorumlara baktığımda genellikle herkes bir şekilde yüksek desibeli seven yöneticilerle muhatap olmuş. Bağıran yöneticiler tedavisi olmayan bir hastalık gibi görünse dahi aslında bir ilacı var: Pozitif Yönetim.

İlacı hastaya uygulayabilmek için de İdil Türkmenoğlu’nun kitabını tavsiye ederim. 8 başlık altında toplanan kitapta pozitif yönetim için yapılmış çalışmalara örnek verildiği gibi “bizde olmazcılar” için de Türkiye’de gerçekleştirilmiş uygulamalar bulunmakta.resize

  • İşe Eğlence Katmak
  • İş Yaşamında Pozitif Değişim
  • Çalışan Bağlılığı Ve Pozitif Yönetim
  • İşyerinde Sevgi, Ruh, Vicdan
  • İyimserlik
  • Bir Yönetim Aracı: Kullandığımız Dil
  • İçimizdeki Sesin Kariyere Karşı Savaşı
  • İş-Yaşam Dengesi Efsanesi

Kitaptan sevdiğim bir bölüm (Pozitif Yönetim, 2011:27):

“İşyerinde keyifli ortam yaratmak için iyi niyetli birkaç motivasyon aktivitesi yeterli değil. Bu, yeni bir kültür yaratmayı gerektiriyor. Şirketti havayı değiştirecek, ortamı yumuşatacak, çalışanların işinden zevk almasını destekleyecek olan kişiler yine çalışanların kendisi. Yöneticilerin göreviyse onlara rahatlama imkanını sağlamak, onları gerekli gereksiz engellememek ve yönlendirmek.”

Kariyer 2.0 – Cengiz Çatalkaya

Kariyer 2.0, dijitalleşen iş dünyasında fark edilmek isteyenlerin rehberi niteliğinde bir kitap. Bir İK blog yazarının kaleminden çıkması sebebi ile sade bir dile sahip olan kitabı kısa sürede keyifle okuyabilirsiniz.

Kariyer 2.0 sayesinde;

  • Kariyer-2.0Üniversite hayatının sadece bir diplomadan ibaret olmadığını,
  • Sosyal Medyayı eğlence dışında iş amaçlı olarak kullanabileceğinizi,
  • İnfografik CV ile fark yaratabileceğinizi,
  • Kariyerinizi aslında kendinizin belirlediğini öğrenebilirsiniz.

Kitapta en sevdiğim cümle ise “Diplomasında yazandan çok daha farklı şeyler öğrenebilir insan” (Kariyer 2.0, 2014;189)

Alışveriş sepetinizin en üstünde olması gereken bu kitabı en kısa sürede alıp okumanızda fayda var. Çünkü dijital dünya tahmin ettiğinizden daha hızlı.

Yazar hakkında daha fazla bilgi edinmek için yetenekvekariyer.com‘u ziyaret edebilirsiniz.

 

 

XI. Ege İnsan Yönetimi Zirvesi

İK’cılar Mutfakta! yazımda belirttiğim gibi 11. Ege İnsan Yönetimi Zirvesi bu sene “İK Mutfakta ne var?” teması ile gerçekleşecek. Temaya bağlı olarak bu sene katılımcılar için hazırlanmış çok güzel sürprizler bulunuyor. Bu sürprizleri yerinde tatmak için mutlaka zirvede görüşelim.

Detaylı bilgi ve kayıt için www.peryonege.org.tr adresine tıklayınız.

Zirve Programı

zirve program

 

Konuşmacılar

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Modern Zamanlarda İnsan Sarrafları

İnsan sarrafları, karşısındakini gram gram inceleyen hassas kantarında tartan kişidir. Tecrübelerle öğrenilmiş psikoloji, sosyoloji ve antropoloji bilgisi mevcuttur. Karşısındakinin huyunu suyunu bir sözünden anlayabilir.

Anlaşılacağı üzere insan sarraflığı doğuştan gelen bir yetenek değildir. Rahatlıkla öğrenerek bu yeteneğinizi geliştirebilirsiniz. Yalnız “insan sarraflığı eğitimi”ni hiçbir eğitim katalogunda bulamazsınız. Bu çünkü insan sarraflığı eğitimi paha biçilemezdir. Yıllar boyunca yenilmiş kazığın verdiği tecrübeye nasıl paha biçebilirsiniz ki?

Modern zamanlarda İK’cıları insan sarraflarına benzetiyorum. Özellikle işe alım yapan ve sahada olan İK’cıları. Almış oldukları iletişim, beden dili gibi eğitimler, psikoloji ve sosyolojiye duyulan ilgiden dolayı okunan kitaplar ve her seviyeden çalışanla kurulan diyaloglar sayesinde elde edilen antropoloji bilgisi ile bazı İK’cılar modern zamanların insan sarrafları olmaya aday.

Bir alaylı insan sarrafı gibi kazık yemedikçe rüşdünü ispat edemeyecek olsa dahi modern zamanların insan sarrafları epey bi donanımlı. Bakalım yediği kazıklar sonucu ne olacak.

Benim de söyleyeceklerim var

Bir buçuk senedir yazdıktan sonra biraz da konuşma zamanı.

Bu sene on birincisi gerçekleştirilecek olan Ege İnsan Yönetimi Zirvesi’nde Artemiz Güler, Aydan Çağ ve İpek Aral ile birlikte İK Blog Yazarları oturumundayım.

Görüşmek üzere.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Detaylı bilgi için: http://www.peryonege.org.tr

İK’cılar Mutfakta!

11. Ege İnsan Yönetimi Zirvesi bu sene “İK Mutfakta Ne Var?” teması ile 24-25 Ekim 2014 tarihlerinde Mimarlar Odası Konferans Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

peryön ege

Katılımcıları zirvede ziyafete davet eden Peryön Ege Şubesi, mutfak teması çerçevesinde bir şirket içerisinde yer alan bütün bölümleri besleyen İnsan Kaynaklarını ve İK uygulamalarını güncel örneklerle İK profesyonellerine, akademisyenlere ve öğrencilere sunmayı hedefliyor. Bu çerçevede ulusal ve uluslararası konuşmacıların yer alacağı iki günlük yoğun bir program katılımcıları bekliyor. Detaylı bilgi için http://www.peryonege.org.tr adresine tıklayınız.

İK Blog Yazarları Oturumu

Bu yıl gerçekleştirilecek zirvenin kesinleşen oturumlarından biri de “İK Blog Yazarları Oturumu”. İlk kez konuşmacılarının hepsinin blog yazarı olduğu ve ik bloglardan bahsedileceği bu oturumla ilgili detayları ilerleyen günlerde paylaşacağım.

peryön ik blog karikatür

İK Mutfakta Yarışıyor

image003Bu sene ayrıca temaya uygun bir yarışma da var. İK’cıların yemek ve tatlı tarifleri ile katıldığı bu yarışmada şanslı katılımcıları sürprizler bekliyor. Detaylı bilgi için yandaki görsele tıklamanız yeterli. Son katılım: 20 Eylül 2014

Bu arada zirvenin gerçekleşeceği Mimarlar Odası Konferans Merkezi hakkında kısa bir bilgi vermekte de fayda var. 19. yüzyılın sonlarından itibaren kent tarihi için önemli bir yere sahip olan TEKEL eski depo yapısı İzmir Mimarlar Odası’nın girişimleri sonucu yıkılıp bir gökdelen(!) olmaktan kurtarıldı. Tarihe tanıklık eden bu yapının yıkılmasına göz yummayan çok sayıda mimar, yapının daha uzun süre ayakta kalarak genç nesilleri eğitebilmesi içinde Konferans Merkezi’nin tasarımı, projelendirilmesi ve uygulama sürecini desteklemiştir. İzmir Mimarlar Odası’nın göz bebeği Konferans Merkezi ile ilgili daha detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayınız.

mimar

İK ve Seks

İnsan kaynakları üzerine yazılan yazılarda neden seksten bahsedilmez hiç anlamam. Halbuki işin mayası insan ve illa ki bir yerlerde de seks gizli….

Bence insan kaynaklarında ki yerleşik problemleri dikkatlice incelersek o gizlenmiş seks öğelerini rahatlıkla görebileceğimize inanıyorum.

Öncelikli olarak insan kaynaklarının akademik alt yapısının henüz tam olarak oturmadığını kabul etmemiz gerek. İK, bu sebeple şirketlerdeki joker bölümdür. Kariyer planı olmayan ve iş bulamayan çoğu yeni mezun İK’cı olmak ister. Kimisi İK’yı sever ve hakkını verirken kimisi de bu mesleği sadece “iş olsun” icra eder. İş olsun diye ikcı olan bu arkadaşlar ne yazık ki mesleğin çürük elmalarıdır. İşte bu çürük elmalar yüzünden İK’cıları sevmezsiniz.

İnsan kaynaklarının en önemli sorunlarından birisi de yönetimsel bakış açısıdır. İK’cı bu işe ne kadar gönül vermiş olursa olsun şirketin sahip olduğu vizyon ile İK’cının vizyonu örtüşmüyorsa yine sorunlar ortaya çıkar. İK, personelcilikten devşirme bir bölüm olduğu için kapısında İnsan Kaynakları yazan ama personelcilikten öteye geçemeyen çok fazla şirket bulunuyor. Hatta bu firmalardan bazıları bırakın kapıda yazan İK’nın hakkını vermeyi personelciliğin bile hakkını bile verememektedirler. Yüzlerce insanının sigortasını asgari ücretten gösteren, ufak tefek rakamlar için yasal boşlukları değerlendirip kendilerini sektörün lider firması ilan eden bu şirketler ve yönetimlerinin bakış açıları yüzünden İK’cıları sevmezsiniz.

Ofisteki romantik ilişkilere 1 paragraf kaldı…

İK’nın son problemi ise memleketin kanayan yarası “herkesin her şeyi bilmesi”. Şirketin en üst düzeyinden  tutun da taşeron firma çalışanına kadar herkes İK’yı sizden iyi bilebilir bu ülkede. Eş dosttan duyduğu her şeyin her şirkette yapılabileceğini sanıp yapılmadığı zamanda İK’cıyı suçlu ilan eder. Hatta olay “Sen hiçbir şey bilmiyor”a kadar bile gelebilir. Halbuki İK’cıların yüzde ellisi (akademik alt yapının yetersizliğinden olsa gerek) kendilerini geliştirmek için yüksek lisans eğitimi almışken %61’i de İK sertifika programına katılmıştır.* İşte bu çok bilmişler yüzünden İK’cıları sevmezsiniz.

sigmund-freud_355329

Başlıktaki seks kelimesinden tuzağa düşenler bir İK’cının ulusa serzenişini okudunuz. Sanmayın ki pes ediyorum. Aksine çürük elmalara, anlayışsız yönetimlere ve çok bilmişlere rağmen işimi büyük bir keyifle yapıyorum.

*Popüler Yönetim Dergisi, Sayı: 39