Network mü?

Öncelikle networking yani sosyal çevre oluşturmanın asla “hamili kart” mantığı ile yaklaşılacak bir olgu olmadığını belirtmekte yarar var. Çünkü “hamili kart” gücünü kaybettiğinde siz de bulunduğunuz yeri, etkinliğinizi kaybedersiniz.

Peki nedir networking? Kişiler arasında kurulan ilişkiler bütünüdür. Bu ilişkiler bütünü ağırlıklı olarak bilgi/bağlantılara dayalı olarak oluşur.  Networking’de özellikle üzerinde durulması gereken nokta bir alış-veriş olmasıdır. Yani networking asla tek taraflı değildir. Aldığınız kadar da vermelisiniz hatta aldığınızdan daha fazlasını vererek network’unuz için değerli bir hale gelmelisiniz.

imagesNetwork oluştururken göz önünde bulundurabileceğiniz nacizane tavsiyelerim:

  • Network oluşturmak zaman alır, sabırlı olun.
  • Üniversitede sahip olduğunuz arkadaşlarınız network’unuzun temelini oluşturabilir. Mezuniyet sonrası iletişimi koparmamanız her zaman sizin artıdır.
  • İyi bir network oluşturmak için network’u geniş insanları network’unüze katın.
  • Network oluşturmak için derneklere, topluluklara vb. üye ol, hobi edin, toplantılara ve etkinliklere katıl; aktif bir üye ol.
  • Sabit bir e-posta adresiniz ve telefon numaranız olsun. E-posta adresiniz mutlaka ad-soyad şeklinde olmalı 😉
  • Çalıştığınız şirkete ait e-posta ve telefon numaranızın yanı sıra şahsi e-posta ve telefon numarasınızı network’ünüz ile paylaşın. Çünkü o işten ayrıldığınız zaman kaybınız gerçekten tahminlerinizin ötesinde olabilir.
  • Yanınızda her daim kartvizitiniz olsun. Bahsettiğim kartvizit iş için kullandığınız iş bilgilerinizi yer aldığı kartvizit değil, her zaman kullandığınız e-posta ve telefon bilgilerinin olduğu bir kartvizit. Eğer öğrenci iseniz kartvizitinize yazılacak ünvan için kara kara düşünmeyin “Profesyonel Öğrenci” yazın. Sonuçta 5 yaşından beri bu meslektesiniz 😉
  • İyi bir dinleyici olun. Özellikle karşınızda ciddi bir tecrübeye sahip bir grup var ise iyi bir dinleyici olun ve o anda öğrendiklerinizi analiz edin.
  • İyi bir dinleyici olmanız gerektiği gibi iyi bir konuşmacı da olmanız gerekli. Konuşulan konu ile ilgili elinizde ilgili çekici bir örnek ve/veya komik bir hikaye varsa hemen paylaşın.
  • Güncel konular hakkında bilgi sahibi olun.  Sohbetlere ortak olabilmek için ortamda konuşulan konular hakkında bilgi sahibi olmak gereklidir.
  • Kalabalık network toplantıları genelde uzun masalarda ya da bistrolarda gerçekleşir. Bu toplantılarda herkes ile iletişim kurabilmek için belli kişilere/gruplara bağlı kalmayın yer değiştirerek ortam bulunan diğer insanlarda da tanışın.
  • Network’ünüzü belli meslek gruplarına odaklanarak oluşturmayın. Farklı alanlardan insanlarla tanışarak yeni bakış açıları kazanın.
  • Network’ünüze asla çıkarcı bir şekilde yaklaşmayın. Ama unutmayın ki ihtiyacınız olduğunda network’ünüz yanınızda olacaktır.

Networking-for-latino-mbas-LAM-Social-Club1

Bir İK’cı Gözüyle CV

Bu yazımda aday ile iş arasından köprü görevi gören CV’lerin bir İnsan Kaynakları Uzmanı/İşe Alım Uzmanı tarafından nasıl incelendiğini anlatmaya çalışıp “Başvuruma neden geri dönülmedi?” sorusunu cevaplandırmaya çalışacağım.

Burada belirtmem gereken en önemli nokta her ne kadar prosedürler, standartlar olsa dahi CV inceleme yer yer göreceli bir süreçtir. Kimisi okula, önceki işyerlerine önem verirken kimisi de görev tanımlarına önem verir. Bu süreçteki öznelliği en iyi tecrübe absorbe edebilir.

Peki CV inceleme süreci nasıl başlar?

employers_large

1. Adım: Kriterlere göre aday havuzunda tarama yapılır. Bu aşamadaki aday taraması önceden belirlenmiş kriterlere göre yapılır. Böylelikle “spor olsun diye başvur butonuna tıklayanlar” elenmiş olur.

2. Adım: Güzel bir kahve ve müzik ile “hızlı bakış”. Adayların CV’lerini eşitlik çerçevesinde inceleyebilmek için ilk elemeden geçen aday CV’lerine hızlı bir şekilde göz atarak optimum sayıya ulaşmak için manuel bir eleme yöntemidir. Tecrübe arttıkça “hızlı bakış”a ayrılan süre azalır elenen aday sayısı artar. (Hızlı bakış ile ilgili J.T. O’Donnell’ın yazısını okumanızda da fayda var.)

3. Adım: Detaylı CV inceleme. En zor aşamadır. Çünkü “hızlı bakış” ile elenen adaylar olsa dahi işgücü piyasasındaki malum sıkıntılar sebebi ile bir sürü aday CV’si masa üstünden göz kırpmaktadır.

sprite 100

Ve CV’ler incelenmeye başlanır…

Aday CV’leri genellikle karşımıza kariyer portalı formatında ve word formatında çıkıyor. Fakat son dönemde ismini sıkça duyduğumuz infografik CV’leri de unutmamak lazım. İnfografik CV’ler görsel öğeler ve renkli grafiklerle desteklenmiş göz alıcı ve fark yaratıcı bir CV formatı olarak karşımıza çıkmasına rağmen daha bu formatı kullanan bir adayla karşılaşamadım. Fakat kendim için hazırladığım infografik CV’yi paylaştığımda hep olumlu geri dönüşler aldığımı belirtmem lazım. ResumUP, re.vu, vizualize.me, kinzaa.com gibi siteleri kullanarak kendi infografik CV’nizi oluşturabilirsiniz. Hatta tasarımınıza güveniyorsanız kendi infografik CV‘nizi  de tasarlayabilirsiniz.

Klasikleşen CV formatına gelecek olursak kariyer portallarının belirlemiş olduğu CV’lerdense word formatında olanları tercih ediyorum. Çünkü adaylar kariyer portalının sunmuş olduğu imkanlarını kullanarak bildiği-bilmediği her şeyi tıklama eğilimine sahip olduklarından kariyer portallarındaki CV’ler yalan yanlış bilgilerle oluşturulabiliyor. Bu sebeple ilk önce word formatındaki CV’leri incelemeyi tercih ediyorum. Ama genelde baktıklarım aynı şeyler:

1- Fotoğraf: Görüntü kalitesi düşük, yıllar öncesine ait, formal olmayan fotoğraflar özellikle beyaz yaka adaylarda olumsuz bir imaj oluşturuyor. Unutmayın ki görüntü kalitesi yüksek, güncel ve ciddi bir fotoğraf CV’nize ayrı bir profesyonellik katar.

2- Adres, telefon, e-posta vb.: Adres özellikle servis güzergahı sabit şirketlerde çalışanlar için önemli bir kriter, bu sebeple açık bir şekilde yazılmasında yarar var. Telefon numarası olarak ise şahsi numaranızı vermenizde yarar var. İş numaraları bazen farklı çalışanlara devredildiğinden sıkıntı yaşamamak için şahsi numaranın yazılması yaşanabilecek tatsızlıkların önüne geçer. Ayrıca birden fazla telefon numarası yazıp hiçbirinden ulaşılamayan adaylar var ki onları operatörlerin insafsızlığına bırakıyorum. Takma isimlerle alınmış olan e-posta adresleri  biz İKcı/İşe Alımcıların yüzünde tebessüm oluştursa da profesyonelce olanı adınız ve soyadınızdan oluşan sade bir e-posta adresi almak.

Social Media Logotype Background3- Sosyal Ağ Hesapları: Bazı adaylar sosyal  ağ hesaplarını da CV’lerine ekleyerek İK/işe alım uzmanlarına yardımcı olmak istiyorlar fakat bu sosyal ağ hesapları genele açık olmadığı zaman bizim bir işimize yaramıyor. Eğer hesaplarınız genele açık değil ise CV’nize hiç eklemeyin.

4- Dil Bilgisi: Hangi dilde yazılırsa yazılsın “dil bilgisi” önemli bir nokta. Ufak tefek noktalama hataları olabilir ama o noktaları birleştirdiğimizde karşımıza kocaman bir “HATA” çıkmamalı.

5- Ön Yazı: Ön yazıları mutlaka okurum. Fakat genelde manzara ya ajitasyon ya da kopyala-yapıştır. Hatta bazı adaylar “kopyala-yapıştır”a kendilerini o kadar kaptırıyorlar ki  katkı sağlayacakları(!) şirket ismini değiştirmeyi bile unutuyorlar.  Kendinizi samimi bir şekilde anlatan bir ön yazı yazın. Ajitasyondan uzak durun çünkü sizin durumunuzda olan bir sürü işsiz var farkınızı duruşunuz ile gösterin. Sakın internetten bulduğunuz ön yazıyı da kullanmayın çünkü İK/işe alım uzmanları o kadar çok ön yazı gördü ki hangi sitenin formatını kullandığınızı bile size söyleyebilir.

6- Eğitim Bilgileri: Eğitim bilgilerine yazmış olduklarınızın sizin iş hayatınızın temelini oluşturuğunu düşünecek olursak buraya yazacağınız her bilgi sizi işe bir adım daha yaklaştırabilir. Yapılan yanlışlar ise uzaklaştırabilir. Örneğin Eğitim hayatı diğerlerine göre biraz daha uzun süren arkadaşlar tarihi değiştirmeye çalışıyorlar ama imkansızı deniyorlar 🙂 Bunun yerine eğitim hayatınız boyunca gerçekleştirmiş olduğunuz projelerden ve başarılarınızdan bahsedin.

7-Seminer ve kurslar: Adayın iş hayatı ile ilgili aldığı eğitimler kadar farklı alanlarda aldığı eğitimlerde çok önemlidir. İş hayatı ile günlük hayat iç içe geçtiği için adayın farklı alanlarda aldığı eğitimleri iş hayatına uyarlaması ile önemli farklar yaratılabilir. Ayrıca adayın mezun olduğu bölüm ile başvurduğu pozisyon arasındaki uyumsuzluklar alınan eğitimler ile giderilebilmektedir. Bu yüzden adayın bu bölümü eksiksiz olarak doldurması önemlidir.

8- İş Deneyimi: Cv’nin en önemli bölümü iş deneyimleri olmasına rağmen bazı adaylar bu bölümü ya boş bırakıyor ya da özensiz bir şekilde hazırlıyor ve adayların çoğunluğu bu sebepten eleniyor. Halbuki adayın pozisyona uygunluğunun belirlenmesinde büyük bir öneme sahiptir. Bu önemi fark eden iki tip aday bulunmaktadır. Birincisi “kopyala-yapıştır çalışanlar”: Bu tip adaylar iş hayatında karşılaştıkları her sorunun cevabını arama moturunda bulup bulduklarını da kopyala-yapıştır yöntemi ile kendilerine mal etmektedirler. İkinci tip çalışanlar ise zaten en başından beri yaptığı için bilincinden olan ideal çalışanlardır. Bu adaylar gerçekleştirdikleri görevleri detaylı bir şekilde yazarlar. İkinci tip adaylara küçük bir ipucu: Her şeyi detaylı bir şekilde yazmayın, CV’nizi okuyan uzman biraz meraklansın, kafasında soru işaretleri oluşsun. “Bütçeyi nasıl belirlemiş?”, “Projeye sağladığı katkı ne?”,  “Kaç kişilik ekibi yönetmiş”, “Bu kadar işe ve hobiye nasıl vakit ayırmış?” gibi 😉

9- Hobiler: Eğer bir hobiniz yok ise boşu boşuna yazmayın çünkü yalan söylediğiniz hemen ortaya çıkıyor.

Örneğin; klasik “kitap yalanı”

-Ne tür kitaplar okursunuz?

-En çok satan listesindeki kitapları okurum.

-Bu ay listede yer alan 3 kitap söyleyebilir misiniz?

-???

RC Helikopter yalanı, extreme spor yalanı, Fransız sinemasını bilmeyen sinema sever yalanı vs. vs.

10-Referanslar: Referanslar mutlaka iş/okul hayatından olmalıdır. Özellikle adayın önceki iş yerlerindeki yöneticisinden almış olduğu referansın etkisi büyüktür. Ayrıca adayın referansları arasında akademisyenin olması da önemli. Okula sadece gezmek için mi gitmiş yoksa bilfiil katılım göstermiş mi bu referansı sayesinde daha net öğrenilebilir. Ayrıca üniversite-şirket işbirliğinin kurulabilmesi için akademik bağlarını koparmamış çalışanlar tercih edilmektedir.

Genel olarak baktığımızda CV hazırlamak ince işçilik isteyen bir süreç. Bu yüzden hemen Cv hazırlayıp başvurularda bulunmak yerine zamana yayıp genel geçer kurallara uygun olarak ilgi çekici bir CV hazırlamak yapılan başvurulara geri dönüşler almanızı epey kolaylaştırır.

Nerede O Cv’lerdeki Hobiler ?

Bir hobisi olmalı her insanın. Yani en azından bir tane olmalı fazlasına kimse itiraz etmez. Ve bu hobi sadece başvuru formlarında yazılmak için olmamalı. İnsan hobisi ile ilgilenirken kendini kaybetmeli; kitap okuyorsa kitabın içinde kaybolmalı bir masal kahramanı olmalı; yamaç paraşütü yapıyorsa bir kuş gibi süzülmeli masmavi gökyüzünde; yap-boz ise hobisi gün içerisinde 1000 parçaya bölünse dahi hedefi bir bütün olabilmek olmalı.

Hepimiz yoğun iş temposu içerisinde yapılması gereken görüşmelerden, hazırlanması gereken raporlara, toplantılara derken günün sonunda evdeki huzur dolu hayatımıza dönmeyi umut ederken finali trafik işkencesi ile yapıyoruz. Eğer ki günün sonunda ya da haftanın sonunda kendimizi rahatlatacak bir hobimiz yoksa içine girdiğimiz iş-ev-iş-ev kısır döngüsünden dostlar ile buluşarak çıkmaya çalıştığımızda kısır döngümüze sadece bir halka daha ekliyoruz; ev-iş-dostlar-ev-iş-dost….

Halbuki yeni bir şeyler katmalıyız hayatımıza; karting, dalgıçlık, aşçılık, balıkçılık, dağcılık, el işi, ahşap boyama vs. Kendimizi günün sonunda yenilememizi sağlayacak bir şey olmalı. Bu “yenileme” sürecinde hem kendimizi hem de network’umuzu geliştirebiliriz. İlla ki bir kaç dostunuz bir sürü arkadaşınız vardır ama yeni yüzlere yeni bakış açılarına kim hayır diyebilir ki ?

Benim hobim ile ilgili Cyclemon‘un yaptığı renkli çalışmaya göre ben bir Warrior’um, peki yaz siz?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.