Kariyer 2.0 – Cengiz Çatalkaya

Kariyer 2.0, dijitalleşen iş dünyasında fark edilmek isteyenlerin rehberi niteliğinde bir kitap. Bir İK blog yazarının kaleminden çıkması sebebi ile sade bir dile sahip olan kitabı kısa sürede keyifle okuyabilirsiniz.

Kariyer 2.0 sayesinde;

  • Kariyer-2.0Üniversite hayatının sadece bir diplomadan ibaret olmadığını,
  • Sosyal Medyayı eğlence dışında iş amaçlı olarak kullanabileceğinizi,
  • İnfografik CV ile fark yaratabileceğinizi,
  • Kariyerinizi aslında kendinizin belirlediğini öğrenebilirsiniz.

Kitapta en sevdiğim cümle ise “Diplomasında yazandan çok daha farklı şeyler öğrenebilir insan” (Kariyer 2.0, 2014;189)

Alışveriş sepetinizin en üstünde olması gereken bu kitabı en kısa sürede alıp okumanızda fayda var. Çünkü dijital dünya tahmin ettiğinizden daha hızlı.

Yazar hakkında daha fazla bilgi edinmek için yetenekvekariyer.com‘u ziyaret edebilirsiniz.

 

 

Katılım Belgesi Verilecektir

Aşağıda uniaktivite.com için yazmış olduğum yazıyı okuduğunuzda aklınıza ilk bakışta üniversite öğrencileri gelse dahi iş hayatında bulunan herkes için geçerli bir yazı olduğunu hatırlatmam lazım. Çünkü aldığımız eğitimler bir katılım belgesinden daha fazlası!

İK’cı olarak üniversite öğrencilerine her zaman akademik eğitimlerinin yanı sıra kariyer hedeflerine uygun eğitimler almalarını da tavsiye ederim. İş bulmanın giderek güçleştiği günümüzde zaten üniversite öğrencileri de kendilerine değer katmak adına  bu tür eğitimlere gidiyorlar.

Fakat bazı öğrenciler bu eğitimleri sadece CV’ye yazabilecekleri bir madde olarak görüyorlar. Onlar için önemli olan eğitimin sonunda “katılım belgesi” alabilmek. Buna bağlı olarak oluşturulan CV’ler ile yapmış oldukları başvurulara olumlu geri dönüş bekleyen yeni mezunlar ne yazık ki yanılıyorlar.

Çünkü İK’cılar ve bölüm yöneticileri yeni mezun olsun olmasın bütün adayların almış olduğu eğitimleri mülakat sırasında sorguluyorlar. Tecrübeli adaylar genelde bu durumun farkında olduklarından dolayı CV’lerini buna göre düzenliyorlar. Üniversite öğrencilerinin bu durumu acı tecrübelerle öğrenmemeleri için nacizane birkaç tavsiyem bulunmaktadır:

Tavsiyeler için Üniaktivite Blog sayfasını ziyaret ediniz.

9 Eylül Üniversitesi Kariyer Fuarı

Güzel İzmir’de sakin bir hayat yaşayıp iyi bir kariyer sahibi olmak için DEÜ Kariyer Planlama Koordinatörlüğü’nün Mühendislik Fakültesi için organize etmiş olduğu Kariyer Fuarı’na katılmalısınız.

Kariyer Planlama Koordinatörlüğü’nün açıklaması fuar ile ilgili gerekli bilgili vermekle birlikte mülakat randevusu almak için mutlaka “mülakat başvuru formu”nu doldurmalısınız.

“Çalışma ve İş Kurumu İzmir İl Müdürlüğü, Türkiye İnsan Yönetimi Derneği Ege Şubesi ve DEÜ Kariyer Planlama Koordinatörlüğü ile birlikte organize ettiğimiz, “KARİYER FUARI: Mühendislik Fakültesi” etkinliğimiz 11-12-13 Mart 2014 Tarihlerinde, Tınaztepe yerleşkesi Mühendislik Fakültesi 2. Etap ve 3. Etap binaları Fuaye Alanı ve Sergi Salonlarında gerçekleşecektir. Pek çok sektörden, ulusal ve uluslararası kapsamlı firmalar ile çeşitli kamu kurumlardan oluşan 34 katılımcı, stantlarıyla etkinlikte yer alacaktır.

Saat 10:00-16:30 saatleri arasında öğrenci ve mezunların ziyaretine açık olan stantlardan ilgili kurumların genel özelikleri, çalışma alanları ve işe alım politikaları ile ilgili bilgi alınabilecektir. Stant alanlarındaki görüşme odalarında bazı firmalar ilgilendikleri Mühendislik Fakültesi Bölümlerinin öğrenci ve mezunlarıyla birebir iş veya staj mülakatları gerçekleştireceklerdir. Etkinlikte kişisel ve mesleki gelişim seminerleri de yer almaktadır.”

Fuara katılmak ve mülakat başvuru formunu doldurmak için tıklayınız.

Programı incelediğinizde mülakatların yanı sıra CV Hazırlama ve Mülakat Teknikleri ile Kaya Delme Teknolojileri semineri olduğunu görecekseniz. HRM’den Sezen Kasap ile Banu Demirtaş’ın vereceği CV Hazırlama ve Mülakat Teknikleri Semineri’ni özellikle yeni mezun adaylara tavsiye ederim. Kaya Delme Teknolojileri Semineri ile ilgili yorum yapmaktan özellikle kaçınıyorum 🙂

kariyer fuarı

Not: Sadece Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencileri için düzenlenmiş bu kariyer fuarına kaçak girip staj/iş fırsatı yakalayan insanlar tanıyorum 😉

Bir İK’cı Gözüyle CV

Bu yazımda aday ile iş arasından köprü görevi gören CV’lerin bir İnsan Kaynakları Uzmanı/İşe Alım Uzmanı tarafından nasıl incelendiğini anlatmaya çalışıp “Başvuruma neden geri dönülmedi?” sorusunu cevaplandırmaya çalışacağım.

Burada belirtmem gereken en önemli nokta her ne kadar prosedürler, standartlar olsa dahi CV inceleme yer yer göreceli bir süreçtir. Kimisi okula, önceki işyerlerine önem verirken kimisi de görev tanımlarına önem verir. Bu süreçteki öznelliği en iyi tecrübe absorbe edebilir.

Peki CV inceleme süreci nasıl başlar?

employers_large

1. Adım: Kriterlere göre aday havuzunda tarama yapılır. Bu aşamadaki aday taraması önceden belirlenmiş kriterlere göre yapılır. Böylelikle “spor olsun diye başvur butonuna tıklayanlar” elenmiş olur.

2. Adım: Güzel bir kahve ve müzik ile “hızlı bakış”. Adayların CV’lerini eşitlik çerçevesinde inceleyebilmek için ilk elemeden geçen aday CV’lerine hızlı bir şekilde göz atarak optimum sayıya ulaşmak için manuel bir eleme yöntemidir. Tecrübe arttıkça “hızlı bakış”a ayrılan süre azalır elenen aday sayısı artar. (Hızlı bakış ile ilgili J.T. O’Donnell’ın yazısını okumanızda da fayda var.)

3. Adım: Detaylı CV inceleme. En zor aşamadır. Çünkü “hızlı bakış” ile elenen adaylar olsa dahi işgücü piyasasındaki malum sıkıntılar sebebi ile bir sürü aday CV’si masa üstünden göz kırpmaktadır.

sprite 100

Ve CV’ler incelenmeye başlanır…

Aday CV’leri genellikle karşımıza kariyer portalı formatında ve word formatında çıkıyor. Fakat son dönemde ismini sıkça duyduğumuz infografik CV’leri de unutmamak lazım. İnfografik CV’ler görsel öğeler ve renkli grafiklerle desteklenmiş göz alıcı ve fark yaratıcı bir CV formatı olarak karşımıza çıkmasına rağmen daha bu formatı kullanan bir adayla karşılaşamadım. Fakat kendim için hazırladığım infografik CV’yi paylaştığımda hep olumlu geri dönüşler aldığımı belirtmem lazım. ResumUP, re.vu, vizualize.me, kinzaa.com gibi siteleri kullanarak kendi infografik CV’nizi oluşturabilirsiniz. Hatta tasarımınıza güveniyorsanız kendi infografik CV‘nizi  de tasarlayabilirsiniz.

Klasikleşen CV formatına gelecek olursak kariyer portallarının belirlemiş olduğu CV’lerdense word formatında olanları tercih ediyorum. Çünkü adaylar kariyer portalının sunmuş olduğu imkanlarını kullanarak bildiği-bilmediği her şeyi tıklama eğilimine sahip olduklarından kariyer portallarındaki CV’ler yalan yanlış bilgilerle oluşturulabiliyor. Bu sebeple ilk önce word formatındaki CV’leri incelemeyi tercih ediyorum. Ama genelde baktıklarım aynı şeyler:

1- Fotoğraf: Görüntü kalitesi düşük, yıllar öncesine ait, formal olmayan fotoğraflar özellikle beyaz yaka adaylarda olumsuz bir imaj oluşturuyor. Unutmayın ki görüntü kalitesi yüksek, güncel ve ciddi bir fotoğraf CV’nize ayrı bir profesyonellik katar.

2- Adres, telefon, e-posta vb.: Adres özellikle servis güzergahı sabit şirketlerde çalışanlar için önemli bir kriter, bu sebeple açık bir şekilde yazılmasında yarar var. Telefon numarası olarak ise şahsi numaranızı vermenizde yarar var. İş numaraları bazen farklı çalışanlara devredildiğinden sıkıntı yaşamamak için şahsi numaranın yazılması yaşanabilecek tatsızlıkların önüne geçer. Ayrıca birden fazla telefon numarası yazıp hiçbirinden ulaşılamayan adaylar var ki onları operatörlerin insafsızlığına bırakıyorum. Takma isimlerle alınmış olan e-posta adresleri  biz İKcı/İşe Alımcıların yüzünde tebessüm oluştursa da profesyonelce olanı adınız ve soyadınızdan oluşan sade bir e-posta adresi almak.

Social Media Logotype Background3- Sosyal Ağ Hesapları: Bazı adaylar sosyal  ağ hesaplarını da CV’lerine ekleyerek İK/işe alım uzmanlarına yardımcı olmak istiyorlar fakat bu sosyal ağ hesapları genele açık olmadığı zaman bizim bir işimize yaramıyor. Eğer hesaplarınız genele açık değil ise CV’nize hiç eklemeyin.

4- Dil Bilgisi: Hangi dilde yazılırsa yazılsın “dil bilgisi” önemli bir nokta. Ufak tefek noktalama hataları olabilir ama o noktaları birleştirdiğimizde karşımıza kocaman bir “HATA” çıkmamalı.

5- Ön Yazı: Ön yazıları mutlaka okurum. Fakat genelde manzara ya ajitasyon ya da kopyala-yapıştır. Hatta bazı adaylar “kopyala-yapıştır”a kendilerini o kadar kaptırıyorlar ki  katkı sağlayacakları(!) şirket ismini değiştirmeyi bile unutuyorlar.  Kendinizi samimi bir şekilde anlatan bir ön yazı yazın. Ajitasyondan uzak durun çünkü sizin durumunuzda olan bir sürü işsiz var farkınızı duruşunuz ile gösterin. Sakın internetten bulduğunuz ön yazıyı da kullanmayın çünkü İK/işe alım uzmanları o kadar çok ön yazı gördü ki hangi sitenin formatını kullandığınızı bile size söyleyebilir.

6- Eğitim Bilgileri: Eğitim bilgilerine yazmış olduklarınızın sizin iş hayatınızın temelini oluşturuğunu düşünecek olursak buraya yazacağınız her bilgi sizi işe bir adım daha yaklaştırabilir. Yapılan yanlışlar ise uzaklaştırabilir. Örneğin Eğitim hayatı diğerlerine göre biraz daha uzun süren arkadaşlar tarihi değiştirmeye çalışıyorlar ama imkansızı deniyorlar 🙂 Bunun yerine eğitim hayatınız boyunca gerçekleştirmiş olduğunuz projelerden ve başarılarınızdan bahsedin.

7-Seminer ve kurslar: Adayın iş hayatı ile ilgili aldığı eğitimler kadar farklı alanlarda aldığı eğitimlerde çok önemlidir. İş hayatı ile günlük hayat iç içe geçtiği için adayın farklı alanlarda aldığı eğitimleri iş hayatına uyarlaması ile önemli farklar yaratılabilir. Ayrıca adayın mezun olduğu bölüm ile başvurduğu pozisyon arasındaki uyumsuzluklar alınan eğitimler ile giderilebilmektedir. Bu yüzden adayın bu bölümü eksiksiz olarak doldurması önemlidir.

8- İş Deneyimi: Cv’nin en önemli bölümü iş deneyimleri olmasına rağmen bazı adaylar bu bölümü ya boş bırakıyor ya da özensiz bir şekilde hazırlıyor ve adayların çoğunluğu bu sebepten eleniyor. Halbuki adayın pozisyona uygunluğunun belirlenmesinde büyük bir öneme sahiptir. Bu önemi fark eden iki tip aday bulunmaktadır. Birincisi “kopyala-yapıştır çalışanlar”: Bu tip adaylar iş hayatında karşılaştıkları her sorunun cevabını arama moturunda bulup bulduklarını da kopyala-yapıştır yöntemi ile kendilerine mal etmektedirler. İkinci tip çalışanlar ise zaten en başından beri yaptığı için bilincinden olan ideal çalışanlardır. Bu adaylar gerçekleştirdikleri görevleri detaylı bir şekilde yazarlar. İkinci tip adaylara küçük bir ipucu: Her şeyi detaylı bir şekilde yazmayın, CV’nizi okuyan uzman biraz meraklansın, kafasında soru işaretleri oluşsun. “Bütçeyi nasıl belirlemiş?”, “Projeye sağladığı katkı ne?”,  “Kaç kişilik ekibi yönetmiş”, “Bu kadar işe ve hobiye nasıl vakit ayırmış?” gibi 😉

9- Hobiler: Eğer bir hobiniz yok ise boşu boşuna yazmayın çünkü yalan söylediğiniz hemen ortaya çıkıyor.

Örneğin; klasik “kitap yalanı”

-Ne tür kitaplar okursunuz?

-En çok satan listesindeki kitapları okurum.

-Bu ay listede yer alan 3 kitap söyleyebilir misiniz?

-???

RC Helikopter yalanı, extreme spor yalanı, Fransız sinemasını bilmeyen sinema sever yalanı vs. vs.

10-Referanslar: Referanslar mutlaka iş/okul hayatından olmalıdır. Özellikle adayın önceki iş yerlerindeki yöneticisinden almış olduğu referansın etkisi büyüktür. Ayrıca adayın referansları arasında akademisyenin olması da önemli. Okula sadece gezmek için mi gitmiş yoksa bilfiil katılım göstermiş mi bu referansı sayesinde daha net öğrenilebilir. Ayrıca üniversite-şirket işbirliğinin kurulabilmesi için akademik bağlarını koparmamış çalışanlar tercih edilmektedir.

Genel olarak baktığımızda CV hazırlamak ince işçilik isteyen bir süreç. Bu yüzden hemen Cv hazırlayıp başvurularda bulunmak yerine zamana yayıp genel geçer kurallara uygun olarak ilgi çekici bir CV hazırlamak yapılan başvurulara geri dönüşler almanızı epey kolaylaştırır.

Nerede O Cv’lerdeki Hobiler ?

Bir hobisi olmalı her insanın. Yani en azından bir tane olmalı fazlasına kimse itiraz etmez. Ve bu hobi sadece başvuru formlarında yazılmak için olmamalı. İnsan hobisi ile ilgilenirken kendini kaybetmeli; kitap okuyorsa kitabın içinde kaybolmalı bir masal kahramanı olmalı; yamaç paraşütü yapıyorsa bir kuş gibi süzülmeli masmavi gökyüzünde; yap-boz ise hobisi gün içerisinde 1000 parçaya bölünse dahi hedefi bir bütün olabilmek olmalı.

Hepimiz yoğun iş temposu içerisinde yapılması gereken görüşmelerden, hazırlanması gereken raporlara, toplantılara derken günün sonunda evdeki huzur dolu hayatımıza dönmeyi umut ederken finali trafik işkencesi ile yapıyoruz. Eğer ki günün sonunda ya da haftanın sonunda kendimizi rahatlatacak bir hobimiz yoksa içine girdiğimiz iş-ev-iş-ev kısır döngüsünden dostlar ile buluşarak çıkmaya çalıştığımızda kısır döngümüze sadece bir halka daha ekliyoruz; ev-iş-dostlar-ev-iş-dost….

Halbuki yeni bir şeyler katmalıyız hayatımıza; karting, dalgıçlık, aşçılık, balıkçılık, dağcılık, el işi, ahşap boyama vs. Kendimizi günün sonunda yenilememizi sağlayacak bir şey olmalı. Bu “yenileme” sürecinde hem kendimizi hem de network’umuzu geliştirebiliriz. İlla ki bir kaç dostunuz bir sürü arkadaşınız vardır ama yeni yüzlere yeni bakış açılarına kim hayır diyebilir ki ?

Benim hobim ile ilgili Cyclemon‘un yaptığı renkli çalışmaya göre ben bir Warrior’um, peki yaz siz?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.