Bill Gates ve Eğitim

Bill Gates, başarı hikayelerinin değişmeyen örneği: Harvard’ı bırakıp arkadaşı ile kurduğu şirket sayesinde dünyanın en zengin adamı oldu. Zirveyi  kaptırsa dahi Dünya’nın en zengini dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk isim Gates. Bu bakış açısı ile başarılı bir kariyer için eğitim şart değil. Günümüz şartlarında durumu değerlendirdiğinde ise Gates’in fikri değişiyor:

“Bazı genç öğrencilerin, ben üniversiteden mezun olmadığım için üniversiteye gitmek istemediklerini duymak beni düşündürüyor elbette. Ama şöyle bir şey var, ben üniversiteyi bitirmemiş olsam bile çok iyi bir eğitim aldım. Ayrıca dünyada rekabet çok arttı, her yıl daha karmaşık konular ortaya çıkıyor, daha güçlü olmak gerekiyor ve üniversite eğitimi zorunlu hale geliyor, bir zamanlar sadece lise mezunu olmak yeterli oluyordu.”

bill-gates-jpg

Ama yine aynı Gates “Ben üniversitede geçirdiğim yılları çok sevdim ve üniversiteyi bitirmeden terk ettiğim için birçok açıdan üzülüyorum. Bunu bilerek ve düşünerek yaptım, çünkü bir fikrim vardı -ilk mikrobilgisayar yazılım firmasını kurmak istiyordum- ve bunun için bekleyemezdim” diyor.

Muhteşem bir zekaya, eşsiz bir fikre ve yılmayan girimci bir ruha sahip değilseniz mutlaka üniversiteden mezun olun!

Bir İK’cı Gözüyle Girişimci Aday

“Bir İK’cı…” serisinin 3. yazısı girişimci adaylar üzerine….

Garajdan kurulan şirketlerin yükseliş hikayelerini masal yerine dinleyen bir nesilden olduğumdan dolayı geçmişinde girişimcilik tecrübesi olan adaylar hep ilgimi çekmiştir. Adaylar benim dikkatimi olumlu olarak çekse de süreç hep olumsuz olarak sonuçlanmıştır. Olumsuz sonuçlanmasının nedenleri ise adayın iş hayatındaki (girişimi) başarısızlığı ve talimatlara, kurallara uymama ihtimali(!).

Halbuki girişimcilerin özelliklerine bakacak olursak:

  • Girişimci, farklıdır. Girişimcinin temel özelliği farklılığında yatar.
  • Girişimci, risk alabilendir. Elini taşın altına koymaktan ziyade taşı kaldırmak için elinden geleni yapar.
  • Girişimci, araştırmacıdır.  Hedefine ulaşmak için daima okuyup araştırma yapması gerektiğinin bilincindedir.
  • Girişimci, bütünleştiricidir. Girişimi için gerekli olan iş gücünü etrafına çekme konusunda başarılıdır.
  • Girişimci, işine aşıktır. Bence iş hayatının en büyük problemi “işini sevmeyen çalışan”dır. Çünkü ona ne kadar para, yan hak, güzel çalışma ortamı vb. verseniz de asla “işini seven çalışan” ile aynı verimlilik düzeyinde çalışamaz. 
  • Girişimci, ebeveyndir. Kurduğu şirket girişimcinin çocuğu gibidir. Yeri geldiğinde sevgisiyle şımartır, yeri geldiğinde “sana değil çevreye güvenmiyorum” deyip dominantlaşır ama asla yarı yolda bırakmaz.
  • Girişimcinin hedefi vardır.  Ve o hedefe ulaşmak için her zaman en iyi yolu arar.
  • Girişimci esnektir. Değişen konjoktüre hızlı uyum sağlar.

female-entrepreneurPeki biz İK’cılar adaylarda liderlik, araştırmacı kişilik, farklı vizyon, iş aşkı, örgüte bağlılık, hedeflere ulaşma çabası, zor şartlara uyumluluk gibi özellikler ararken girişimci adayları reddetmek neden? İstihdam edilen girişimci adayın sağlayabileceği artıları hiç düşündünüz mü?

  • Aklınızın ucundan geçmeyecek projeleri pazartesi sabahı masanızda bulabilirsiniz.
  • Talep etmediğiniz fizibilite raporlarını tartışıyor olabilirsiniz.
  • İşi biraz öğrensin diye proje ekibine dahil ettiğiniz eski girişimciyi projenin katalizörü olarak görebilirsiniz.
  • Araştırmacı kişiliği sayesinde oluşturduğu projeksiyonlar ile fikirlerini alıyor olabilirsiniz.

Girişimci adayın iş hayatındaki başarısızlığı ve uyum sorunu yaşama ihtimalinin gerçekliği görmezden gelinemez ama hangi aday iş hayatında %100 başarılı ve uyumludur ki

———————————————————————————————————————-

Yazının esin kaynağı için tıklayınız.

“Bir İK’cı…..” serisindeki diğer yazılar:

Bir İK’cı Gözüyle CVBir İK’cıdan Mülakat Tüyoları

Beyaz Yakalı Girişimci – Fatmanur Erdoğan

Okuduğum iki kitap bittikten sonraki okumayı planladığım iki kitaptan biriydi “Beyaz Yakalı Girişimci”. Twitter üzerinden #kurumkültürü tweetlerim ile Beyaz Yakalı Girişimci tahmin ettiğimden daha erken kütüphaneme girdi. Hal böyle olunca dayanamayıp hemen okumaya başladım tabii ki…

Üniversite yıllarında öğrencilerin ortak hayalidir cafe-bar tarzı girişimcilik. Bu hayalini gerçekleştirememiş üniversiteden sonra iş hayatına atılan beyaz yakalının yeni girişimcilik hayali ise “bi güney kasabasında sebze-meyve yetiştiriciliği”. Fakat bazı beyaz yakalıların içindeki girişimci ruh daha fazlasını istiyor.

İşte bu noktadan itibaren Fatmanur Erdoğan’nın yazmış olduğu Beyaz Yakalı Girişimci –  Girişimci Hayata Yumuşak Geçiş’i okumalısınız. Girişimci ruhtan, hedeflerden, korkulardan, başarıdan ve başarısızlıktan bahsederken vermiş olduğu örneklerle de insanın içindeki girişimci ruhu uyandırıyor.

yıldız

Kitapta en sevdiğim bölüm:

“Hayat girişimcilik maceraları ile doludur. Girişimcilik sadece yeni bir iş kurmak anlamına gelmez, yaratıcılığınızı kullanarak ve maceracı ruhunuzu dinleyerek yaptıklarınızı da kapsar. Örneğin yeni bir işe başlamak, yeni bir şehre taşınman, okula geri dönmek ya da çalışırken kitap yazmak gibi…” (2013, s83)

Ayrıca Fatma Erdoğan’ın blogu kariyeryolculugu.com‘u da takip etmenizi öneririm. Yaklaşık 10 yıldır yazdığı blogunu ben bir labirente benzetiyorum. Her yazısı en az 3-5 farklı yeni yazıya yönlendirdiğinden dolayı blogtan çıkmanız biraz vakit alıyor.

Son olarak Beyaz Yakalı Girişimci için Peryön’e, Fatma Hanım’a ve kurye arkadaşa teşekkür ederim. Ben hayatımda teslimat için böyle can atan kurye görmedim 🙂

Fotor1221172347