Ateistler İçin Din – Alain de Botton

Idefix’te kitaplar arasında dolaşırken denk geldim Ateistler İçin Din’e. Ön yargım olmadığı için sepete ekledim, aldım ve okuyorum (Başka konularda benimde ön yargılarım var, hiçbirimiz kusursuz değiliz). Ön yargıları olan için zaten yazar uzun uzun açıklamış kitabı o yüzden blogun konsepti ile ilgili iki güzel paragraf….

‘Modern toplum bize tek bir topluluk vaat eder, o da temelinde mesleki başarıya tapınmanın olduğu topluluktur. Bir partiye gittiğimizde, karşılaştığımız ilk soru olan “Ne iş yapıyorsun?” sorusunu duyduğumuzda bu topluluğun kalesinin kapılarına çarptığımızı hissederiz; bu soruya verdiğimiz yanıt üzerine parti insanları ya bizi sevgiyle içlerine alır ya da bir daha görmemeye karar verdiklerinin arasına yerleştirir. Bu tür rekabetçi, sözde toplumsal sohbet etkinliklerinde kişisel özelliklerimizin yalnız birkaçı, yabancıların iyi niyetini satın almak için geçerli akçe olur. Bizim her türlü kişisel özelliğimizden daha önemli olan kartvizitimizde ne yazdığıdır; hayatlarını çocuklarına bakarak, şiir yazarak ya da orkide yetiştirerek geçirmeye karar verenler, güçlü olanların belirlediği egemen normlara uymadıkları için dışarıda bırakılacak ve marjinaller olarak görülmeyi hemen hak edeceklerdir. 

Ayrımcılığın böylesine acımasız ve sert biçimde uygulandığı düşünüldüğünde, birçoğumuzun kendimizi bir şeylerden öç alırcasına mesleklerimize adamayı seçmemiz hiç de şaşırtıcı görünmüyor. Hayattaki her şeyden vazgeçip sadece işe odaklanmak, günümüz dünyasında fazlasıyla olası strateji; ne de olsa işyerinde kazanılan başarılan fazlasıyla olası bir strateji; ne de olsa işyerinde kazanılan başarıların, yalnızca fiziksel olarak hayatımızı sürdürmemiz için gerekli olan finansal kaynakları değil, aynı zamanda psikolojik olarak da ayakta kalmamızı sağlayan ruhsal gücü bize kazandırdığına inanılan bir dünyada yaşıyoruz.’  2014,s27

….sonrası ön yargılarınız ile hesaplaşmanıza bağlı.

 

Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı – Alaın de Botton

Öncelikli olarak iş dünyasının popüler kavramı “işyerinde mutluluk” ile ilgili detayları bulmayı ve çalışanlarınızın daha mutlu (!) olmasını bu kitap ile sağlayabileceğinize düşünüyorsanız yanılıyorsanız

Kitap içerisin belki bu yönde birkaç adım atmanızı sağlayabilecek anektodlar bulabilirsiniz ama detaylarda kaybolduğunuz takdirde bunu başarabilirsiniz. Çünkü felsefe terk yazarımız Alain de Button “muhasebecilik’te mutlu olmak için 10 madde”yi hazırlamak yerine  sizi satırların arasındaki hazineyi bulmayı davet ediyor.

Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı*’nın dili ne bir iş kitabı kadar yoğun ne de felsefe kitabı kadar sıkıcı sadece hayattan bir kesit. Daha iyi anlatabilmem için kitapta en sevdiğim bölümü paylaşayım.

“Daha kırk beş dakika önce bütün ülke ne kadar sakindi, ve şimdiyse ne çok saç yıkama, kravat bağlama, anahtar arama, leke çıkarma ve karı koca bağırması gerçekleşecek bir sonraki otuz dakika boyunca. Muhasebecinin evinde olanlar başkentin etrafında çizilen dev bir dairenin içindeki, Folkestone’dan Aylesbur’ye Haslemere’den Chelmsford’a dek yüz bin diğer evde de yaşanacak. Rottingdean ve Harwich’te alarmlar başlıyor; çamdan raflarda ve üstü mermerden komodinlerin üzerinde duran alarmlar; kimisi titreyen, kimisi de haber spikerlerinin, siklonların izlediği yolları ve döviz kurlarını ayrıntılı bir şekilde  veren ipek gibi sesle yaptığı anonsları başlatan alarmlar.”

Bu kitabı okumasanız bile okuyanları üzmemeniz gerektiğini sakın unutmayın!