One more cup of coffee

Başlığı görünce kesinlikle aklınıza güzel bir şarkı eşliğinde kahvenizi yudumlamak gelmiş olabilir. Fakat önce yazıyı okumanızı sonra dilinizde güzel bir melodi ile kahvenizi hazırlamanızı tavsiye ederim.

Biz İnsan Kaynakları Profesyonelleri genelde karakter itibari ile iletişime açık, konuşmayı seven, dinlemeyi bilen ve bağlantılarını uzun süre sağlıklı bir şekilde koruyabilen insanlarız. Ne yazik ki bazen tecrübe eksikliğinden bazen de iş yoğunluğu gibi sebeplerden dinlemeyi unutuyoruz. Kast ettiğim dinleme “diğer sandalyede oturanı dinlemek” değil, bütün organizasyonun söylediklerine kulaklarımızı, gösterdiklerine gözlerimizi kapatıp dinlememek. Vakti zamanında geceyi gündüze katarak ruh kattığınız organizasyon sadece dişlilerden oluşan bir makine haline gelmiştir. Eğer bu organizasyona ruh katan başkası ve siz onu devr almışsanız bunun vicdan muhasebesi de size kalıyor.

Çözüm basit, dinle! İster tek başınıza isterseniz ekip olarak dinlemek zorundasınız!

Çünkü o kafalarımızı gömdüğümüz projeler, süreçler, raporlar insan olmazsa bir işe yaramaz.  Elbetteki her ofisteki masalar boş durmayacak ya da makineler operatörsüz kalmayacak. Ama dinlenilmediğini hisseden çalışan ilk fırsatta elinde istifa dilekçesi ile karşınızda belirecek. Siz de diğer sandalyede oturanı dinleyeceksiniz.

Bu yüzden bir fincan kahve alın isteğe göre çay, süt, bitki veya meyve çayı. Hatta çayınızı kahvenizi kendiniz hazırlayarak oradaki insanlarla konuşmaya başlayın ilk. İsterseniz koridorda ayak üstü, isterseniz bir dolaba dayanmış ya da bir sandalyeye oturup insan ayırt etmeksizin ofis ofis gezerek, üretim hatlarında dolanarak insanları dinleyin. İyi bir dinleyici olmanın faydalarını mutlaka göreceksiniz ki bunlardan bazıları;

– İnsanlarla samimiyetiniz artar ve size güvenmeye başlarlar. Organizasyon içerisinde görmüş oldukları problemleri ve önerileri en kısa sürede size iletebileceklerini bilirler. Dinlemek Periyodik Memnuniyet Anket’i öncesi bazı iyileştirmeler yapmanız ve aksiyonlar alabilmenizi sağlar.

– Gerçekleştirmiş olduğunuz projelerin organizasyon içerisindeki etkisini en kısa sürede öğrenirsiniz. Üzerinde çalıştığınız dönemde projeniz size kusursuz gelmiş olabilir, pilot uygulama değerleri muhteşem olabilir fakat organizasyona uygulandığında aynı tepkileri alabilecek misiniz? Bu tepkileri de en iyi dinleyerek elde edersiniz.

– Sektörel tecrübeniz artar. Çalıştığınız sektörün uzmanlarını iyi dinlerseniz yıllar içerisinde görerek, araştırarak elde edeceğiniz bilgiyi daha kısa sürede elde edebilirsiniz. Tabii ki bu çalıştığınız sektörle ilgili haberleri okumayın, dergilere göz atmayın demek değildir. Kesinlikle çalıştığınız sektörü takip etmek ve bilmek gereklidir.

– Hayat dersleri çıkarırsınız. Özellikle çalıştığınız organizasyonunuzda Baby Boom’lar var ise mutlaka onlarla iletişim kurun ve anlattıklarını dinleyin. Bulundukları konum itibari ile BB’lere ulaşmak biraz zor olabilir ama anlattıkları bir hikayeye bile diğer. BB’lerden bahsetmişken X’leri de unutmamak lazım. Onların da ciddi tecrübeleri bulunmaktadır ve BB’lere göre daha kolay ulaşılabilirler bir konumdadırlar.

Artık güzel bir kahve zamanı.

Melodi tabii ki Bob Dylan’dan 😉

Kariyer yolunuz ve cebinizdeki küçük taşlar

Ülkemizdeki kariyer belirleme yöntemlerinin çoğunun ebeveynlerin bakış açısına bağlı olduğunu düşünürsek kariyeriniz için cebinizdeki o küçük taşlara çok ihtiyacınız olacak. Çünkü her ebeveyn çocuğunun geleceğinin garanti(!) olmasını istemektedir. Bu garantinin yolu da mühendislikten, doktorluktan, avukatlıktan vb. mesleklerden geçmektedir.

Günümüzde yeni çıkan meslekler ile bu garanti mesleklerin isimleri değişmiş ya da çeşitlenmiş olabilir fakat ebeveynlerin niyetleri aynı. İşin en ironik tarafı ise ebeveynlerin diretmiş oldukları bu meslekler ile yapmış oldukları ciddi bir araştırma da yoktur. O mesleği yapabilmek için hangi üniversiteye gidilmeli, hangi bölümde okumalı, kaç puan alınmalı, iş alanları tam olarak nelerdir, nerededir ve mesleğin ömrü nedir? Bu soruların yerine eş-dosttan duyulan “Falancanın kızı bu işten çok  para kazanıyor ve işinden çok memnun.” cümlesi yeterli oluyor. Umarım o falancanın kızı gerçekten kendi isteği ile o mesleği seçmiştir ve mutludur. Çünkü onun seçimi tahmin ettiğinden çok insanı etkiliyor. Etrafımda o kadar çok insan var ki bir şekilde üniversite mezunu olmuş, iş bulmuş ama mutsuz!

İşte bu noktadan sonra kariyer yolunuzu yapabilmeniz için cebinizdeki taşlara ihtiyacınız var. Ve tabi ki öncelikle cebinizde taşlar olmalı. Bunun için yapmak istediğiniz için meslek ile ilgili bilgiler toplamalısınız ki diretmelere karşı elinizde bir şeyler olsun. “Bir şeyler” deyip geçmemek lazım aslında bu bir ömür boyu icra edeceğiniz mesleğinizin ilk adımı olabilir. İlerleyen yıllarda tercih ettiğiniz meslek ile ilgili kişilerle tanışmalı ve kesinlikle staj yapmalısınız. Günümüzdeki rekabet koşullarını da göz önünde bulundurursak size artı kazandırabilecek seminer ve kurslara mutlaka katılmalısınız.

Ara sıra geri dönüp baktığınızda göreceksiniz ki cebinizdeki küçük taşlar ile koca bir yol yapmışsınız kendinize. Bu yolda ilk işinizdeki ilk gününüzü, ilk hatanızı, ilk terfinizi, ilk kovulmanızı ve ilk yöneticiliğiniz gibi önemli virajları göreceksiniz.

Unutmayın küçük taşlarla o upuzun yolu yapan sizsiniz!