Blog Atölyesi

Blog atölyesi birkaç ay önce  Tamer Keçecioğlu‘nun önerisi ile ortaya çıktı. Tamer Bey ile beraber vakit kaybetmeden aksiyon alarak  geçtiğimiz hafta Ege Üniversitesi öğrencileri ile keyifli bir blog atölyesi gerçekleştirdik. Aşağıda atölyede öğrenci arkadaşlarım sohbet ederken kullanmış olduğum sunum yer almaktadır.

Davet için Tamer Bey’e, yardımlarından dolayı Hakan Bey’e ve fotoğraflar için Öykü’ye teşekkürler.

IMG-20160509-WA0024 (2)

Aydan’ın yazısı için: aydancag.com

 

 

Sosyal Medyada En Etkili 25 İK Hesabı

Her şey Cengiz Çatalkaya’nın Kahve Eşliği serisinin ikinci yazısı ile başladı. Officevibe’ın 2015 yılı için Twitter’da İK alanındaki en etkili 25 ismi aktardığı yazısında “Bunun bir benzerini Türkiye’de yapsak çok iyi olur. Yok mu buna el atacak yürekli bir İK Blog yazarı :] Sosyal medyada/ Twitter’da en etkili 25 İK’cı listesi Türkiye için oldukça yararlı olur.” diyerek zehri verdi.

Daha kahve soğumadan zehir etkisini kaybetmeden AmcaBey’den ilk atak geldi ve e-ekibini twitter üzerinden oluşturdu. Oluşturulan parametrelere göre adayları gözleri bozuluncaya kadar inceleyen değerlendirme ekibi: Ahmet EryılmazCengiz Çatalkaya, Dilay ÇetinkayaElif KağnıcıEmre İnanç KarakaşEsra Avcı, Mehmet Eronat,  Müge Arslan.

Önerilen 87 kişinin değerlendirilmeye alındığı ve binlerce tweet ve blog’un incelendiği proje 23 gün sürdü. “Şeffaflık, nesnellik ve bağımsızlık” ilkelerine bağlı kalarak ortaya çıkan

entkiliik-logo

# Adı Soyadı Twitter Hesabı
1 Selin Yetimoğlu https://twitter.com/SelinYetimoglu
2 Aydan Çağ https://twitter.com/AydanCag
3 Hasan Baltalar https://twitter.com/HasanBaltalar
4 Alper Yılmaz https://twitter.com/av_alperyilmaz
5 Ali Cevat Ünsal https://twitter.com/alicevatunsal
6 Ceren Bandırma https://twitter.com/cerenbandirma
7 Simge Sezer https://twitter.com/simgesezer
8 Zuhal Aslan https://twitter.com/IKulis_net
9 Ayşe Kirman https://twitter.com/ayshaahit
10 İdil Türkmenoğlu https://twitter.com/idiltrkmngl
11 Mehmet Kızıltaş https://twitter.com/mehmet_kiziltas
12 Hayati Arpacı https://twitter.com/HayatiArpaci
13 Patrona Mektuplar https://twitter.com/patronamektup
14 Artemiz Güler https://twitter.com/artemizguler
15 Mehmet Pozam https://twitter.com/gpozzianni
16 Nedim İleri https://twitter.com/nedim_ileri
17 Serhat Levent Kahyaoğlu https://twitter.com/renkliik
18 Coco Maya De Medina https://twitter.com/CocodeMedina
19 Nigar Atay https://twitter.com/nigaratay
20 Çiğdem Özdemir Evren https://twitter.com/CigdemmOE
21 Türker Okay https://twitter.com/turkerokay
22 İpek Aral https://twitter.com/IpekAral23
23 Burçin Şoray Erdağ https://twitter.com/BurcinSORAYERDG
24 Canel Gürgen https://twitter.com/canelgurgen
25 Banu Çakar

Projenin başlamasına vesile olan Cengiz Bey’e ve projeyi başlatan Ahmet Eryılmaz başta olmak üzere ekipte yer alıp emek harcayan herkese ve minyonlarıma teşekkür ederim 😉

minions-eating-working-lunch-free-desktop-wallpaper-3840x2160

Projenin perde arkasını e-ekibin kaleme aldığı füzyon yazısından öğrenmek için tıklayınız.

Kişisel Marka ve Sosyal Medya

Günümüzde artık kendi markanızı yaratmak için ünlü olmanız gerekmiyor. Ayrıca markanızı yaratmanız ve markanızın değerini arttırmanız için ajanslara çuvallar dolusu para harcamanıza hiç gerek yok. İhtiyacınız olan ilk şey oturmuş bir karakter. Bu kavram biraz göreceli olduğundan dolayı suya sabuna dokunmadan kişisel markanız için önemli olan ikinci kavrama odaklanıyorum, Sosyal medya.

Kişisel markanızı oluşturmanız için sosyal medya niçin önemli?

  • Facebook_like_thumbSosyal medya aracılığı ile binlerce insana ulaşabilirsiniz.
  • Online markanızı oluşturup çalışmalarınızı bir bütün olarak sunabilirsiniz.
  • Her bir sosyal medya hesabınız oluşturmak istediğiniz kişisel markanızı destekler

Facebook: Paylaştığınız fotoğraflar ve bilgileriniz ile kişisel markanızın “sosyal hayat” kısmını destekler.

Linkedin: İş hayatı temelli bir sosyal ağ olan olan Linkedin’de takip ettiğiniz gruplar/şirketler ve yaptığınız yorumlar kişisel markanızın iş hayatı ile ilgili en önemli kısmını oluşturmaktadır.

Twitter: Benim favorimdir. Ülkemizde özellikle pazarlamacıların ve İK’cıların çok etkin bir şekilde kullandığını gördüğüm Twitter sizi 140 karaktere sığdırsa dahi özgürce bütün fikirlerinizi dünyaya duyurmanıza imkan veriyor.

Google+: Google’ın “Bende buradayım” dediği sosyal ağı. Google+’ın en büyük avantajı ise paylaştığınız içeriğin Google arama sonuçlarında çıkması ve kişisel markanızı bir adım daha öne çıkarabiliyor olması

Klout: Bir sosyal medya etki ölçümleme aracıdır. Sosyal medya üzerinde yapmış olduğunuz paylaşımlar ile ne kadar etkili olduğunuz Klout skoru ile ölçebilirsiniz.

About.me: Kısaca online-kartvizitdir. Hazırlanması gayet basit ve diğer bütün sosyal medya hesaplarınızı ekleyebilme avantajını sunar.

Oluşturduğunun kişisel markayı sosyal medya ile yukarılara taşımak da mümkün yerlerde süründürmekte!

sosyal medya

 

 

Clay Shırky – Sosyal Medya Nasıl Tarih Yazıyor?

Günümüzün “yaramaz çocuğu” sosyal medya okulda, işte her yerde yasaklanmaya çalışılıyor. Özgürlüklerin yönetiminden yasakların yönetime doğru yol alırken en son geçtiğimiz hafta Twitter’a erişim engellendi. Tabii aktif bir şekilde interneti ve sosyal medyayı kullananlar Gezi döneminden kalma uygulamalarını tekrar aktif hale getirip Twitter’a erişim sağladılar. Belki ileride normal bir internet kullanıcısının boyunu aşacak engellemeler ile karşılaşacağız ama yine bir şekilde bu engeller aşılacak çünkü sosyal medya global boyutta bir öğrenen organizasyon. Bu yüzden de ciddi bir bilgi akışı var. Bazen bu bilgi o kadar hızlı üretilip tüketiliyor ki tükettiğiniz bilginin neden üretildiğinden bile haberdar olamıyorsunuz ama tarihin bir parçası olduğunuz kesin.

“Önümüzdeki seçenek, yani, dünyanın herhangi bir yerine duyurmak istediği bir mesajı olan herkesin önündeki seçenek, böyle bir medyayı isteyip istememek değil. Çünkü zaten önümüzdeki medya ortamı artık bu.” Clay Shirky

Konuşmanın tam metni için tıklayınız.

Sakın Türkiye’deki Mülakatlarda Denemeyin

LG’nin “Prank Campaing” kapsamında hazırladığı son şaka bir mülakat sırasında gerçekleşiyor.

Şili’de yayınlanan reklam kısa sürede de sosyal medyada yayıldı.

Beğenenler olduğu kadar ciddi eleştiriler alan bu reklam acaba Türkiye’de hazırlanıp yayınlansa ne olurdu ?

 

 

Elektronik Dövmeler

Facebook, Twitter, LinkedIn, Foursquare, Tumblr, Pinterest gibi bir sürü sosyal ağ hayatımıza adapte oldu. Hatta derimizin içine işlendi aynı birer dövme gibi ve bizi birbirimize bağladı.

Herkesin hayatının göz önünde olduğu ve iç içe geçtiği bu dünyada hayatımız nasıl olacak? Juan Enriquez bize sorunun cevabını; Big Data, Dövme, Ölümsüzlük ve Yunan Mitolojisi ile veriyor.

pink66

Özel Hayat ve Sosyal Medya Dengesi

Yaklaşık bundan 10 sene önce karşılaştırma yapmak için abimin ve kendi ismimi Google’da aratırdım. Çünkü o zaman “googlelamak” diye bir şey yoktu. Fakat şu anda İngilizce’de “google” diye bir fiil, “google it” diye bir kalıp hatta “google smart” diye deyim var. Arama sonuçlarına gelirsek abimin ismi okulu, projeleri ve işi ilgili sayfalarda geçerken benim için sonuç “0” (yazı ile sıfır) 🙂 Elbetteki ismim bir yerlerde geçiyordu ama sonuçlardaki kişi ben değildim.

Dün aklıma geldi ve abimin ve benim ismimi googleladım (!). İlk sayfada abim ile ilgili bağlantı sayısı 6 iken benimle ilgili bağlantı sayısı 9. On yıl sonra abimi geçmiştim 🙂 Bunun iki sebebi var. Birincisi, eskiden nickname kullanırdık. Açtığımız hiçbir hesap kendi adımız ile olmazdı. Benim o dönemde açmış olduğum çoğu hesabımdaki nickname’im bir FRP karakterinin ismiydi. İkincisi ise kesinlikle sosyal medyanın yaygınlığı.

Bugün artık etrafımızdaki herkesin bir Facebook, Twitter, Linkedin vb. hesabı var. Hepsi kendi adımıza açılmış ve birbiri ile bağlantılı bir halde. Çünkü networking çok önemli bir hale geldi. Eskiden de iş hayatında kimi tanıdığınız  önemliydi ve hala da öyle fakat gelişen teknoloji ve globalleşen dünya ile sınırlar kalktı. Bu durum iş hayatını derinden etkiledi ve tecrübeliler tecrübesizlere yeni öğütler vermeye başladı. “Öğrenci olabilirsin ama network’ün sayesinde iş hayatı hakkında bilgin olabilir”, “Network’unü geniş tut, lazım olur”, “Aman sitede ne yazdığına dikkat et network’ünden birisi görür, ileride sorun çıkmasın” , “Network ile hobilerini geliştirebilirsin” .

Buraya kadar her şey güzel fakat sorun bundan sonra çıkıyor. Ünlü olsun olmasın herkes bütün sosyal medya hesaplarını birbirine bağlıyor ya da web sitesine entegre ediyor. Hesaplarınızın birinde yaptığınız hareket herkes tarafından görülebiliyor. Foursquare ile yemeğini beğenmediğiniz bir cafe hakkında yorum yapabilirsiniz, bir belediye otobüsünün kazasını fotoğraf ile Twitter’da takipçilerinize duyurabilirsiniz, Facebook’ta bir rock grubunun fan sayfasını beğenebilirsiniz, çocuğunuzun doğum günü  partisini Instagram’da paylaşabilirsiniz…. Örnekleri istediğiniz kadar uzatabilir ve kişiselleştirebilirsiniz.

Peki bunları herkesin bilmesine, görmesine gerek var mı? Özel hayatımızı herkesle paylaşmalı mıyız? Kendimize ve dostlarımıza özel bir şey kalmamalı mı? Peki biz hiç mi üzülmeyeceğiz hiç mi küfretmeyeceğiz bu sosyal medyada? Profilimizi gizlersek network’umuz ne kadar zarar görecek? O kadar geniş bir network’ümüz oluştu ki yazacağımız en basit şey bile illa ki birilerini görüşüne ters düşmeyecek mi? Bu soruları da istediğiniz kadar uzatabilir ve kişiselleştirebilirsiniz.

Digital-FootprintBu soruların cevapları kişiden kişiye değişmektedir. Aslında cevapta zaten “kişi”de gizlidir.  Yani özel hayat ve sosyal medya arasında bir çizgi var. Bu çizginin neresinde durmak istediğine “kişi” kendi karar verecektir. Durduğu yere göre olumlu ve olumsuz sonuçlarla karşılaşacak ve buna göre yerini revize edecektir.  Diğer bir seçenek olarak da kişi sosyal medyadan tamamen çekilecektir. Hatta bu hizmeti veren yani sosyal medya ağlarındaki hesaplarınızı silen Suicidemachine gibi siteler bulunmaktadır.

Ne yaparsak yapalım artık dijital ayakizimiz (digital footprint) 10101 dünyasındaki yerini aldı. Bizim yapmamız gereken sadece doğru adımları doğru zamanda atmak.