Hatır Görüşmesi

Hatır görüşmesi hiçbir İK’cının kaçamayacağı bir görüşme türüdür. Formel bir yapıya sahip olmadığından dolayı kitaplarda falan göremezsiniz ama mutlaka yaşarsınız. Bu görüşmenin kaynağı yani hatır sahibi şirket içinden bir yönetici, okuldan bir öğretmeniniz hatta anneniz bile olabilir. O yüzden bu tür görüşmenin ayrı bir hassasiyeti vardır. “Çalıştığım şirket çok kurumsal asla böyle bir şey olmaz” demeyin çünkü ‘yok öyle bir dünya!’

Hatır görüşmesi ile ilgili dikkat edilmesi gereken bir noktalar:

  • İlk başta bu hatırlı kişi kim onu öğrenin. Herkesin şirket içerisindeki etkisi farklı olabilir. Yok yere baltayı taşa vurmayın.
  •  Hatır görüşmesi ile gelen adayı asla “torpilli” olarak değerlendirmeyin. Çünkü gerçek bir torpilli pazartesi günü  gelir ve “Ben burada işe başlıyorum” der.
  •  Hatır görüşmesi için gelen aday için asla prosedürleri atlamayın. Prosedür atlayarak yapacağınız hata sizin hatanız olacaktır.
  • Hatır görüşmesi için gelen adaya asla ön yargı ile yaklaşmayın belki aylardır kapatamadığınız pozisyon için uygun aday ile görüşme yapacaksınız.
  • Hatır görüşmesine gelen adayın raporunu olduğu gibi yazın. Şirin görünme çabalarınız sadece işinizi baltalar.
  • Görüşme olumsuz ise adaya açık ve net şekilde durumu anında bildirin.
  • Görüşme sonrası gelecek telefonlara hazırlıklı olun. Eğer süreci prosedüre uygun olarak yürüttüyseniz koltuğunuza yaslanın ve görüşme raporunuzu e-posta ile meraklısına  yollayın.

???????????????????????

Yazının en can alıcı noktasına gelelim. Hatır görüşmeleri aslında seçme ve yerleştirme sürecindeki “çalışan referansı yöntemi”nin beta versiyonudur. Bu versiyonda önerilen adaylar genelde şirketin üst düzey yönetici pozisyonundaki kişilerden gelir. Hatır görüşmeleri ile doğru adaylara ulaşarak birkaç pozisyonu kapattıktan sonra yönetime çekinmeden “çalışan referansı yöntemi”ni önerebilir ve ödülleri ile beraber uygulamaya alabilirsiniz.

Parlak Adayınız Neden Soldu?

Almış olduğu eğitimve sahip olduğu tecrübeler ile aradığınız aday ile sonunda buldunuz ve işe alım sürecini tamamladınız. Adayınız artık mesai arkadaşlarınızdan biri oldu. Hem yöneticisi hem de aday ilk aylarda size olumlu geri bildirimlerde bulunurken bir süre sonra her iki tarafında memnuniyetsizliği gözle görünür bir hale geldi. Bu tür durumlarda genelde “Yanlış adayı işe aldınız” diye İK suçlanır.  İK’yı suçlamak gibi kısa vadeli çözümler yerine adayın neden istenilen performansı veremediğinin araştırmasıyla uzun vadeli çözümler için ilk adım atılabilir.

insan kaynakları yıldızları

  • Adayınız iyi bir yalancı olabilir. Bu durumda hem İK’yı hem de görüşmeye giren diğer yöneticileri kandırmış olabilir.
  • Oryantasyon sürecine gereken önem verilmemiş olabilir. Bu durumda çalışan bilgi eksikliğini deneme-yanılma yöntemi gidermeye çalışmış ve yaptığı hatalar onu yanlış aday ilan edilmesine sebep olmuş olabilir.
  • Çalışana ilanda ve mülakat sırasında iş ile ilgili verilen bilgiler gerçeği yansıtmayabilir.
  • Adaya niteliklerinin üzerinde veya altında görev verilmesi verimsizleşmesine sebep olabilir.
  • Adayın görevini yerine getirmesi için gerekli şartların sağlanamaması (teknik ekipman, bütçe, takım vb.).
  • Adayın önceki tecrübelerinde  gerekli durumlarda aldığı yönetici/yönetim desteğini bulamaması.

 

Bağzı Danışmanlık Firmaları

2013 yılının ilk ayları profesyonel işsizim olduğum bir dönemde (freelance consultant falan değil bildiğiniz işim yoktu)  X Danışmanlık şirketinin asistanı ısrarla beni İstanbul’a bir mülakata davet etti. Biraz sohbet edip müşterileri olan firmanın paylaşamayacağı ismini öğrendikten sonra görüşme tarihini ve saatini belirleyip biletimi alıp programımı yaptım. Sonra hem danışmanlık firmasını hem de müşterileri olan firmayı detaylı bir şekilde araştırdım. Adım adım ilerlemek için öncelikli olarak danışmanlık şirketini araştırdım sonrasında ise müşterileri olan firmayı.

Google sayesinde yurt dışı kaynaklı danışmanlık firması ile tahmin ettiğimden fazla dökuman buldum. Özellikle ülke müdürünün röportajlarının çarşaf çarşaf yayımlandığı dergileri okuyarak mülakatçı hakkında fikir sahibi oldum. Fikrim kısa ve netti “Sağlam bir görüşme beni bekliyor”.

Ne yazık ki sıra mülakata gelince çarşaf çarşaf röportaj veren o ülke müdürünün esamesi okunmuyordu. Mülakat öncesi eksik bilgiden, karşılamaya, zamanlamadan, ego sorunsalı gibi bütün hatalar üst üste gelerek mülakatın kötü olarak değerlendirmeme sebep oldu. Süreç içerisinde bir daha benzer bir durumla karşılaşmamak için de mülakat sonunda kibarca pozisyon ile artık ilgilenmediğimi karşı tarafa ilettim.

Aslında hikaye çok uzun ama sonuç malum “danışmanlık firmaları mülakattan” anlamıyor(!). Bu konuda hemfikir olduğumuza inanıyorum. Çünkü hangi İK’cı ile konuşsam hepsi danışmanlık firmalarındaki meslektaşlarına ateş püskürüyor. “Örgüt kültürünü bilmiyorlar, işletmenin ruhunu kabullenmiyorlar, kelle başı para alıyorlar…” şeklinde serzenişlerle istediğiniz kadar uzatabilirsiniz.

Diğer taraftan işe alım sürecini çok iyi yürüten danışmanlık firmaları sayfalarca reklam vermiyorlar ama işlerini düzgün yapıyorlar, her işte olduğu gibi! İşte bu yüzden artık “danışmanlık firmaları mülakattan” anlamıyor diyemiyorum. Her sektörde ve her şirkette olduğu gibi iyi ile kötünün bir arada olduğunu unutmamak lazım.

Tek anlayamadığım nokta özellikle şirketlerde çalışan İK’cıların danışmanlık firmalarındaki meslektaşları ile alıp veremedikleri nedir? Sadece bir mülakat mı?

Neden “bazı” değilde “bağzı” yazıldığını anlamak için tıklayınız. Detaylı bilgi için yorumlara bakınız.

Yöneticilere Mülakat Tavsiyeleri

İç ses: Bir şekilde başlayayım sonra bağlarım (BAĞLADI).

İK’nın değerlendirilmesini okuyun: Aynı soruları sorarak hem adayı sıkmamış olursunuz hem de değerli vaktinizi iş odaklı sorular için harcayabilirsiniz.

Adayı bekletmeyin: Erkenden geldiğiniz mülakatın başlamasını beklemek için sizin için ne ifade ediyorsa aday içinde aynı şeyi ifade ettiğini unutmayın. Zamanını yönetemeyen bir yönetici misiniz yoksa?

Şık giyinin: İki dirhem bir çekirdek görüşmeye gelen adayın karşısına kot pantolonla çıkmak sizi asla “cool” yapmaz.

Görüşmeyi asla odanızda yapmayın: Tercihen görüşme odasında yoksa toplantı odasında yapmanız görüşmenin kesilmemesi için önemlidir. Çünkü kendi odanız ile han kapısı arasında pek fark yoktur. Ama görüşme odasının ve toplantı odasının görünmez muhafızları vardır.

Telefonunuzu yanınıza almayın: “Pardon, bu önemli” yöneticilerin mülakat sırasında kurdukları ortak cümledir. Burada yöneticinin kendi kendine sorması gereken soru ise “Bana en son zaman önemsiz bir çağrı/mesaj/mail geldi?” olmalı. Ayrıca yönettiğiniz bölüm siz olmadan, size bir şey sormadan 1 saat çalışamıyorsa zaten ortada çok daha büyük bir yanlış vardır. Son olarak gerçekten önemli bir şey var ise hangi deliğe girerseniz girin sizi bulurlar :]

Egonuzu kapının dışında bırakın: Mülakat sizin egonuzu tatmin etmek için düzenlenmiş bir organizasyon değil. Lütfen kendinizi, kariyerinizi, eşinizin kariyerine katkınızı, bahçenizdeki gülleri anlatmaktan vazgeçin.

Yönlendirici sorular: Adaya cevaplarını altın tepsi ile sunduğunuz sorular sormaktan kesinlikle sakının.

Ön yargılarınızdan arının: Özellikle belirli okul ve/veya şirketlerin zihninizde oluşturmuş olduğu imajı bir köşeye bırakın adayı sadece aday olarak değerlendirin. Zaten mezun olduğu okulun ve çalışmış olduğu şirketin (varsa) izlerini mülakat sırasında bulacaksınız. Dil, din, ırk vb. ön yargıları zaten hayatınızdan çıkarmış olduğunuzu varsayıyorum.

Dinleyici olun: Egonuzu kapının dışında bıraktığınız zaman zaten karşı tarafı dinlemek için bol bol zamanınız olacak ama iyi bir dinleyici olmanız ve cümle aralarına gizlenmiş olan detayları kaçırmamanız için pür dikkat adaya odaklanmanız gerektiğini unutmayın.

Duygusal kararlar: Görüşme sohbet havasında geçmeli ama asla sohbet olmamalı. Eğer görüşme sohbet havasından sohbete doğru gittiğinde kontrolü kaybettiğinizi fark etmezseniz kendinizi adayın hayat hikayesini dinlerken bulabilirsiniz. Bu da sizin vereceğiniz kararın duygusallaşmasına sebep olabilir, sonuçta hepimiz insanız.

Kartvizit vermeyin: Eğer işe alım sürecini bi’lfiil takip etmeyecekseniz adaya sakın kartınızı vermeyin. Çünkü kartınızı verdiğiniz andan itibaren görüşme ile ilgili süreçten aday her zaman sizinle irtibata geçmeye çalışacaktır.

Eğitim talep edin: Yıllarca aday şapkası ile mülakatlara girmiş olsanız dahi masanın diğer tarafında süreç kesinlikle farklı bu yüzden mülakat teknikleri ile ilgili bir eğitim talep etmeniz yukarıdaki hataları minimize edecektir.

Yukarıdaki nacizane tavsiyelerim aslında sırf yöneticiler için geçerli olmayıp mülakata giren her pozisyondaki mülakatçının işene yarayacak türden olduğuna inanıyorum. Ama yöneticilerin bu tavsiyeleri ciddiye almasında fayda var çünkü her gün mülakata giren işe alım uzmanının mülakat tecrübesi (ik dışındaki) bir yöneticiden daha fazla olabilir. Bu yüzden birkaç ipucunun kimseye zararı olmaz aksine adaya, size ve şirketine fayda sağlar.

9 Eylül Üniversitesi Kariyer Fuarı

DEÜ Kariyer Planlama Koordinatörlüğü geçen hafta Mühendislik Fakültesi için gerçekleştirdiği kariyer fuarını önümüzdeki haftada İİBF için gerçekleştiriyor.

Kariyer Planlama Koordinatörlüğü’nün açıklaması fuar ile ilgili gerekli bilgili vermekle birlikte mülakat randevusu almak için mutlaka “mülakat başvuru formu”nu doldurmalısınız.

” Koordinatörlüğümüzün gerçekleştirdiği Kariyer Fuarı: İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Etkinliği, 25-26-27 Mart tarihlerinde Dokuzçeşmeler Yerleşkesinde gerçekleşecek D BLOK (DERSLİKLER BİNASI) girişindeki fuaye alanında çeşitli sektörlerden birçok firma stantlarıyla yer alacak. Öğrencilerimiz ve mezunlarımız saat 10:00 – 16:30 saatleri arasında, firmalar ve işe alım politikalarıyla ilgili stantlardan bilgi alabilecekler.

Çeşitli firmaların firma tanıtım sunumları gerçekleştireceği etkinlikte, Kişisel ve Mesleki gelişim seminerleri de yer alacak. Bazı firmalar İİBF dekanlık binasındaki görüşme odalarında İİBF ve İşletme F. öğrenci ve mezunlarıyla staj ve iş mülakatları gerçekleştirecek”

Fuara katılmak ve mülakat başvuru formunu doldurmak için tıklayınız.

Kişisel/Mesleki Gelişim Seminerleri’nde 25 Mart salı günü  İş Arayanlara Mülakat Teknikleri Semineri ile Gonca Elibol katılımcılarla buluşacak olup 27 Mart perşembe günü de başkanlığını Prof. Dr. Göktuğ Cenk Akkaya’nın yapacağı konusunun büyük ihtimalle “para” olacağı bir oturum bulunmaktadır.

Öğrenci ve yeni mezun arkadaşlarımın ilerleyen yıllarda “beni neden hiç görüşmeye çağırmıyorlar! diye sitem etmemeleri için ayaklarına gelen bu fırsatı kaçırmamalarını tavsiye ederim.

Peki Ya Aday Size Sorular Sorarsa?

En çok okunan yazılarımdan biri olan En İyi Mülakatçı En Kötü Mülakatı Yaşayandır ile ilgili olarak meslektaşlarımın genellikle meraklarına yenik düşüp yazının hangi firma ve/veya müdür ile ilgili sorular soruyorlar. Israrlar sonrasında kendilerine bir sanayi bölgesi veya sektörü ipucu olarak verip sadece bir tahmin hakkı sunuyorum. Henüz firmayı ya da o dönem ki müdürü tahmin eden çıkmadı. Ama benim bir kara listem oluşmadı değil. Listeyi çeşitlendirmek için yeni bir mülakat tecrübesi 😉

Geçmiş zamanda bir danışmanlık firmasının aracılığı ile uluslarası bir firma ile mülakatım vardı. Eski çalıştığım şirkete de çok yakın olduğu için sabah bi uğrayıp mülakata girdim. Mülakat güzel başlasa da yeni mezunken her mülakatta karşıma çıkan “Neden İK” sorusu ile değişti. Soruyu cevaplandırdıktan sonra dayanamayıp aynı soruyu bu sefer karşı tarafa sordum. Çünkü dersime çalışmıştım ve mülakatçının mühendislik mezunu olup teknik bir bölümde müdürlük yaptıktan sonra şirket içi transfer ile İK’ya geçtiğini öğrenmiştim. Müstakbel müdürümün verdiği cevap ile mülakatın bütün seyri değişti: “Ben zaten sosyal bir insanım, insanlarla aram iyi. Böyle bir pozisyon teklif edilince yapabileceğime inandım, kabul ettim”. Fırsatını bulmuşken bir kaç soru daha sorup cevapları dinledikten sonra mülakat benim açımdan olumsuz olarak sonuçlanmıştı ama nezaketen karşı tarafın mülakatı bitirmesini bekledim.

klasik-mulakat-sorulari-290x195Çoğu insan için ukalaca gelen bu davranışım büyük ihtimalle karşımdaki yönetici tarafında da aynı şekilde algılandı ama İK’cıların göz önünde bulundurması gereken önemli bir nokta var. Görüşme asla tek taraflı değildir. Çünkü iş değiştirmek için masanın diğer tarafında oturan aday da belli bir riski göze alarak görüşmeye geliyor ve bu görüşme sonucuna bağlı olarak mevcut işinden istifa etmeyi düşünüyor. Bu durumda da çalışmayı planladığı şirketle ilgili sorular sormak en doğal hakkı. İK’cıların ve görüşmeye giren bölüm yöneticilerinin bu sorulara karşı hazırlıklı olmasında fayda var. Gelebilecek sorulara ilişkin İpek Aral Kişioğlu’nun Farklı Bir Mülakat yazısını tavsiye ederim 😉

5 Mülakat Sorusu 5 Superhero

Klasik soruları ve ideal cevaplarını hep okudunuz ve elinizden geldiği kadarı ile mülakatlarda uygulamaya çalıştınız. Peki bi’ süper kahraman işsiz kalıp mülakata girmek zorunda kalsa o soruları nasıl cevaplar? İşte size 5 mülakat sorusu ve 5 süper kahraman 😉

Soru: Stress altında iken mesai arkadaşlarınız ile ilişkiniz nasıldır?

Hulk:

Soru: Zayıf yanlarınız nelerdir?

Superman

Soru: Sır tutabilir misiniz?

Ironman:

Soru: Aktif olarak araç kullanabilir misiniz?

Batman: 

Soru: Mülakat sırasında aday görüşmenin kontrolünü ele geçirmeye çalışırsa ne yaparsınız?

Coco Maya de Medina:

112

Bu yazı İK Prensesi Coco Maya de Medina’ya ithaf edilmiştir.