İzmir’de Engelsiz Kariyer Günü

engelli-kariyer1-300x158Daha önceden Twitter hesabımda duyurmuş olduğum “Engelliler Kariyer Günü-2013” nisan ayının ikinci günü gerçekleştirildi. Bugüne odaklanmadan önce organizasyonun geçmişine kısaca göz atacak olursak Engelliler Kariyer Günü’nün temeli Galatasaray Rotaract Kulübü tarafından İstanbul’da atılmıştır. İzmir’de ise 2011 yılından itibaren Karşıyaka Rotaract Kulübü engelli arkadaşlarımız ile işverenler arasında bir köprü oluşturarak Engelliler Kariyer Günü’nü organize etmektedir.

Bu organizasyon boyunca Karşıyaka Rotaract Kulübü Başkanı Bercis Aytaç ve kulüp üyeleri canla başla çalışıp Engelliler Kariyer Günü’nü kusursuz bir şekilde gerçekleşmesi için ellerinden geleni hatta fazlasını yapıyorlar. Sponsorlar ve katılımcı firmalar ile iletişimin kurulması bu organizasyonun bence en önemli aşaması ve “kulüp üyeleri” bu aşamayı gerçekten harika bir şekilde yerine getiriyorlar. Çünkü kurmuş oldukları iletişim ile Dünya’da ve Türkiye’de marka olmuş firmaların etkin bir şekilde katılımlarını sağlıyorlar.

Proje ortağı olan İş-kur da daha çok adaya ulaşabilmek için İş-kur sahip olduğu bütün imkanları (ilan panoları, web duyuları, sms bilgilendirmeleri vb.) Engelliler Kariyer Günü için seferber ediyor. Açtığı stand ile adaylara destek oluyor ve kaydı bulunmayan adayları ivedi olarak veri tabanına kaydediyor.

Kariyer Günü’ne gelen adayların daha bilinçli bir şekilde mülakatlarını gerçekleştirebilmeleri için bu sene “bir ilk olarak” Mehmet Kızıltaş tarafından “Engellilere Mülakatta Başarının Yolları” eğitimi verildi.

AdsızEtkinlik boyunca adaylara her türlü destek kulüp üyeleri aracılığı ile sağlanıyor. Gelen aday kayıt masasında başvuru formunu bir kulüp üyesi ile beraber dolduruyor ve çoğaltılıyor. Daha sonra kendisine verilen kitapçık ile katılımcı firmalar hakkında elde ettiği bilgiler doğrultusunda kendine en uygun firma temsilcisi ile “mülakata” başlıyor. Etkinlik boyunca istediği her an kendisine destek için kulüp üyeleri hazır bir şekilde bekliyorlar.

Sponsor ve destekçi firmalar sayesinde etkinlik boyunca katılımcıların ve adayların yiyecek ve su ihtiyacı karşılanıyor. Ayrıca tedbir amaçlı olarak bir ambulans ve sağlık ekibi etkinlik boyunca hazır olarak bekletiliyor.

Günün sonunda ise engelli arkadaşlarımız ve onlarla gelen aileleri “engelsiz” olduklarını hissederek ayrılıyorlar etkinlik alanından. Fakat Karşıyaka Rotaract Kulubü üyelerinin mesaisi bitmiyor. Çünkü firma temsilcilerine dağıttıkları anketleri analiz ederek önümüzdeki sene için daha iyi bir Engelliler Kariyer Günü organize etmek için kolları sıvadılar.

Kariyer yolundaki “engelleri” kaldırmak için böyle bir organizasyonu gerçekleştiren Karşıyaka Rotaract Kulübü‘nü, gönüllüleri ve İş-kur‘u; sponsor olan Norm’u ve Belmo‘yu; destekçiler Tevfik Fikret Okulları‘nı, Engelsiz Kariyer’i,  Keel Billed‘i ve Pınar‘ı göstermiş oldukları bu örnek davranış için tebrik etmemiz şart!

Detaylı bilgi için Engelliler Kariyer Günü Resim Sitesi‘ne tıklayınız.

Engelliler Kariyer Günleri hakkında detaylı bilgi veren Karşıyaka Rotaract Kulübü üyesi Başak Erdem‘e şahsi teşekkürlerimi sunarım.

Staj ve Stajyerler

Staj, profesyonel iş hayatına atılan ilk adımdır.  Okulda öğrenilmiş teorik bilgi ile pratik bilginin çakıştığı dönemdir. Bu dönemin kaybedeni ya da kazananı ise “stajyer”dir.

Genelde stajyerler ikiye ayrılır; gönüllüler ve zorunlular. Birinci gruptaki gönüllüler, kendilerine okul tarafından herhangi bir zorunluluk getirilmemişse de staj yapma konusunda çok isteklidirler. Gönüllüler, kendilerine staj fırsatı yaratmak için istihdam fuarlarını gezerler, kariyer günlerine katılırlar, sosyal çevresinden ve öğretmenlerinden destek alırlar, kariyer portallarını ve sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanırlar. Kısacası işi öğrenebilmek için can atarlar. İkinci gruptaki zorunlular ise kendi kendilerine “zorunda mıyım?” diye sorarlar. Bu zorunluluğun kaynağı ya okuldur ya da ailedir. Staj yapmak için gönüllü olmadıklarından staj fırsatları için çaba harcamazlar. Bir tanıdık vasıtası ile son dakikada bir işletme bulurlar ve stajlarını yaparlar. Gönüllüler kadar istekli olmasalar da literatüre “naylon staj” kavramını katan kişi bu gruptan çıkmıştır.

İş hayatında ise böylesine önemli bir ayrım yapılmadan stajyerlerin hepsi tek potada eritilir. Bir ay boyunca stajyere evrak yerleştirme, arşiv düzenleme, fotokopi çekme, getir-götür işleri yapma hatta şahsi işleri yapma gibi görevler verilir. Stajyerin meslekten hatta iş hayatından soğumasına sebep olunur. Halbuki tam tersi bir tutum sergilenip işin nasıl yapılacağı öğretilse, paket program hakkında birkaç şey gösterilse, yabancı dilin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak için çeviri verilse uzun vadede kesinlikle daha olumlu sonuçlar alınır. Gönüllüler gelecekte yapacakları meslek hakkında daha detaylı bir bilgiye sahip olurken zorunlular da kendi içlerindeki cevheri keşfedebilirler. Ya da her iki grupta gittikleri kariyer yolunun yanlış olduğunu fark edip çok geç olmadan kendileri için uygun kariyer yolunu girerler.

Staj döneminin verimli bir şekilde geçmesi için en önemli görev stajyere düşmektedir. Stajı zorunlu dahi olsa kendisi gönüllü olmalıdır. Öğrenebilmek için her fırsatı kollamalıdır. Beş yaşındaki bir çocuk gibi merak ettiği her şeyi sormalı ve cevapları not almalıdır. İşletmeye adımını attığı andan itibaren bütün departmanlardaki havayı koklamalıdır. Belki de gelecekte yapacağı iş o şirkette başka bir departmanda olabilir. Diğer bir önemli görev ise İnsan Kaynakları Departmanı’na düşmektedir. Seçme – yerleştirme sürecinde boş pozisyonlar için gösterilen özen aynı şekilde stajyer pozisyonu içinde gösterilmelidir. Çünkü baştan savma yapılacak stajyer seçimi Departman Müdürü’nün de tutumunu etkileyecektir. Ve son önemli görevde Departman Müdürü’ne ait. Onun stajyere olan tutumu departmanda çalışan herkesin tutumunu etkileyecektir. Departman Müdürü vurursa diğerleri öldürür. Bu yüzden İşe Alım Uzmanı stajyer seçimine gösterdiği özeni Departman Müdürü’ne hissettirmelidir.

super-internSon yıllarda işletmeler “yetenekleri çekebilmek” için ciddi bir çaba sarf ettiklerinden dolayı “staj-stajyer” konusunda kesinlikle iyileşmeler var. Ciddi mülakatlar, uzun dönem stajyerlik fırsatları hatta istihdam imkanları gibi uygulamalarla stajyerlere hak ettikleri değeri veren işletmelerin olduğunu söyleyebiliriz.

Staj ve stajyer konusunda daha etkin bir şekilde çözüm sağlayabilmek için çalışanların sahip olduğu “bizde bu yollardan geçtik” anlayışını değiştirmek gereklidir.

Kariyer yolunuz ve cebinizdeki küçük taşlar

Ülkemizdeki kariyer belirleme yöntemlerinin çoğunun ebeveynlerin bakış açısına bağlı olduğunu düşünürsek kariyeriniz için cebinizdeki o küçük taşlara çok ihtiyacınız olacak. Çünkü her ebeveyn çocuğunun geleceğinin garanti(!) olmasını istemektedir. Bu garantinin yolu da mühendislikten, doktorluktan, avukatlıktan vb. mesleklerden geçmektedir.

Günümüzde yeni çıkan meslekler ile bu garanti mesleklerin isimleri değişmiş ya da çeşitlenmiş olabilir fakat ebeveynlerin niyetleri aynı. İşin en ironik tarafı ise ebeveynlerin diretmiş oldukları bu meslekler ile yapmış oldukları ciddi bir araştırma da yoktur. O mesleği yapabilmek için hangi üniversiteye gidilmeli, hangi bölümde okumalı, kaç puan alınmalı, iş alanları tam olarak nelerdir, nerededir ve mesleğin ömrü nedir? Bu soruların yerine eş-dosttan duyulan “Falancanın kızı bu işten çok  para kazanıyor ve işinden çok memnun.” cümlesi yeterli oluyor. Umarım o falancanın kızı gerçekten kendi isteği ile o mesleği seçmiştir ve mutludur. Çünkü onun seçimi tahmin ettiğinden çok insanı etkiliyor. Etrafımda o kadar çok insan var ki bir şekilde üniversite mezunu olmuş, iş bulmuş ama mutsuz!

İşte bu noktadan sonra kariyer yolunuzu yapabilmeniz için cebinizdeki taşlara ihtiyacınız var. Ve tabi ki öncelikle cebinizde taşlar olmalı. Bunun için yapmak istediğiniz için meslek ile ilgili bilgiler toplamalısınız ki diretmelere karşı elinizde bir şeyler olsun. “Bir şeyler” deyip geçmemek lazım aslında bu bir ömür boyu icra edeceğiniz mesleğinizin ilk adımı olabilir. İlerleyen yıllarda tercih ettiğiniz meslek ile ilgili kişilerle tanışmalı ve kesinlikle staj yapmalısınız. Günümüzdeki rekabet koşullarını da göz önünde bulundurursak size artı kazandırabilecek seminer ve kurslara mutlaka katılmalısınız.

Ara sıra geri dönüp baktığınızda göreceksiniz ki cebinizdeki küçük taşlar ile koca bir yol yapmışsınız kendinize. Bu yolda ilk işinizdeki ilk gününüzü, ilk hatanızı, ilk terfinizi, ilk kovulmanızı ve ilk yöneticiliğiniz gibi önemli virajları göreceksiniz.

Unutmayın küçük taşlarla o upuzun yolu yapan sizsiniz!