Yaş 1!

Bugün itibari ile turkerokay.com 1 yaşında!

Öncelikle bu blog yazma fikrinin ortaya çıkmasını sağlayan güzel insanlara (Banu Çakar, Cengiz Çatalkaya, İpek Aral Kişioğlu, Selin Yetimoğlu)* ve blog yazma fikrinin hayata geçmesinde beni teşvik eden ve destekleyen arkadaşlarıma (Başak Erdem, Çağlar Keskin, Çağrı Aksu)* teşekkürler.

544187_551284254911813_1512735262_n

En büyük teşekkürü ise blogdaki yazılarımı okuyup, beğenen, paylaşan ve yorumları ile içeriği zenginleştiren “değerli okuyucu” hak ediyor. Çünkü “değerli okuyucu” olmasa belirlemiş olduğum ziyaretçi, okunma, paylaşım sayıları gibi blog hedeflerime  ulaşamazdım.

*Sıralama alfabetik olarak yapılmıştır.

Her Mülakat Bir Tecrübedir

Blogları, kariyer dergilerini, gazetelerin İK eklerini okuyup notlar alıp hatta kendi kendinize sorular sormuş olabilirsiniz fakat mülakatlar asla okunduğu gibi olmuyor. Bu yüzden karşınıza çıkan mülakat fırsatlarını asla kaçırmayın.

Ülkemizdeki ekonomik şartları göz önüne alırsak yeni mezunların firma, sektör ve çalışma alanlarını seçmeleri lüks. Bu yüzden hedefleriniz dışında karşınıza çıkan mülakat fırsatları aslında sizi hedeflerinize bir adım daha yaklaştırabilir. İlk başlarda aldığınız notları uygulayamasanız dahi tecrübeniz arttıkça mülakat öncesi nasıl hazırlık yapılması ve sorulara nasıl cevap vermeniz gerektiğini deneyimleyerek öğreneceksiniz. “Tamam her şeyi öğrendim” dediğiniz anda ise kişilik envanterleri, şirkete/pozisyona özel olarak hazırlanmış sayısal/sözel sınavlarla bir odada baş başa bulacaksınız kendinizi. Kabusunuz kutucukları unutmayalım, lütfen daire dışına taşırmadan işaretleyin(!). Notlardaki tüyolar uygulandı, kutucuklar itina ile doldurulduktan sonra “bu sefer oldu” dediğiniz anda ise “let’s continue in english” 🙂

interview-checklist-large

Sonunda hedeflediğiniz pozisyonda çalışmaya başladığınız ve tecrübeniz arttığı için daha sık bir şekilde şirketlerin radarına girmeye başlıyorsunuz. İş sahibi olmanın verdiği güvenle de artık daha seçici davranıyorsunuz. Sonuçta her davete icabet edilmez. Sonunda gelecek planlarınız ile uyumlu bir davet aldığınızda yine masanın bir ucunda iş alım/ik uzmanı ile göz teması ile halinde dersinize çalışmış bir şekilde ilk sorunun gelmesini bekliyorsunuz. Klasikler, mesleki sorular, yeni stil birkaç yaratıcı sorudan sonra mülakat sizin için muhteşem olarak sonuçlanıyor. Ama içten içe soruyorsunuz “Bu kadar kolay mıydı?”. Soruları-cevapları analiz ettiğinizde fark ediyorsunuz ki çalıştığınız şirketteki ünvanınızın verdiği güç, yersiz öz güven ve ukalalığınız ile neredeyse bütün sorulara yanlış cevap vermişsiniz. Haydi, dön en başa!

Çaylaklık dönemini de atlattınız artık gerçekten bu işi biliyorsunuz. Hatta departman görüşmelerini bile yapar hale geldiniz. Uzun yıllar aynı firmada istikrarlı bir şekilde çalıştıktan sonra üst düzey bir pozisyon için danışmanlık firmasından görüşme daveti aldınız. Harika! Peki hiç danışmanlık firması ile görüştünüz mü? Hayır!

job_interview

Ayrıca İK’cılar için mülakatlar benchmarking ve networking fırsatıdır. Firmaların işe alım süreçlerini en iyi ya o firmada çalışarak öğrenirsiniz ya da aday olarak. İşe alım sürecini analiz ederek bile firmanın sahip olduğu İK profilini çıkarabilirsiniz. İşin bir de networking kısmı var ki ateşten gömlek. “Benimle şu pozisyon için görüşmüştünüz ama teklifte bulunmamıştınız” demeden kendinizi hatırlatmak için belli bir networking tecrübenizin olması lazım 😉

Sonuç olarak her mülakatı potansiyel iş olarak gördüğünüz gibi ders olduğunu da unutmayın;)

 

II. İzmir İstihdam Zirvesi

İlki geçen sene gerçekleştirilen İzmir İstihdam Zirvesi bu sene daha iyi bir bütçe ve buna bağlı olarak daha iyi bir organizasyon ile  19-20 Aralık 2013 tarihinde kapılarını açıyor.

Dünya’nın ve Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin ve bölgenin saygın üniversitelerinin standlarında temsilcileri ile hazır bulunduğu bu zirvede çok değerli konuşmacılarda katılımcıları bekliyor.

Reklamları geçip geçen seneye baktığımızda en büyük alan ev sahibi İş-kur’a aitti. Çok sayıda danışmanı ile iş arayanlara yardımcı olmak için hazır bir şekilde bekliyorlardı. Bu senede aynı performansı bekliyorum açıkçası 🙂 Özellikle “engelli personeli istihdamı” konusunda hassasiyet gösteren İş-kur ile şirketlerin aynı alanda bulunması engelli arkadaşlarımız için büyük avantaj. Açıklarını kapatamayanlar için ise dezavantaj olacak çünkü “aday yok, açığımızı kapatamıyoruz” demek neredeyse imkansız 🙂

Ayrıca iş hayatı için diğer önemli bir konu olan “iş sağlığı ve güvenliği” de zirvenin ana başlığı içinde yer alıyor. Kısa adı İzmiriz olan zirve programına dair duyumlarım ve tahminlerim olmasına rağmen en sağlıklı bilgiyi yine zirvenin resmi sitesinden ve İş-kur danışmanınızdan öğrenebilirsiniz (zirve programı henüz yayımlanmamıştır).

izöir

Peryön Trakya 7. İnsan Yönetimi Kongresi

04.11.2013 saat 21.00 civarında havalimanına inip cep telefonumu açtığımda Peryön Trakya’dan gelen kongre daveti hoş geldin hediyesi gibi olmuştu benim için. Özber Çetin ve Peryön Trakya‘ya nazik davetleri için çok teşekkür ederim.

Fakat yoğun programımda ne yazık ki bu kongre için yer açamadım hatta bugün özellikle geri dönüş için not almama rağmen arayamadım bile ama yarın ilk işim.

Peki bölgenin İk alanında gerçekleşen en büyük etkinliğinde kimler var?

1471280_751611861520167_574396247_n

Ayrıca kongrenin bu sene ayrı bir anlamı var. Yaklaşık 2 yıldır kolon kanseri tedavisi gören Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Binnur Dönmez‘e destek olmayı amaçlayan Peryön Trakya bu amaçla katılımcılardan elde edilecek tüm geliri arkadaşlarının tedavisi için bağlanacağını duyurmuşlardır.

Kongre ile ilgili detaylı bilgiye ulaşmak için tıklayınız.

Kadrolu Blogger Aranıyor!!!

Niran Eren‘in tweet’ini bi hafta rötarlı olarak bugün gördüm ve ivedi bir şekilde de retweet ettim gün içerisinde. Masa başına oturur oturmaz da hemen bir şeyler yazıp bu tweet’i daha fazla kişi ile paylaşma zorunluluğu hissettim. Çünkü bir İk Blog yazarı aranıyor!

Artemiz Güler‘in yapmış olduğu son derlemeye göre Türkiye’deki İk Blog Yazarı sayısı 55 ve umarım GarnerHR buradaki adayları da değerlendirmeye alır 😉

Müstakbel Kadrolu Blogger’dan tek ricam kurumsallık çatısı altında “ruhu”nu kaybetmemesi ve hep bizimle olması dileği ile…

Top-HR-blogs

İK Blog Ödülleri ve Blog Yazarları

Öncelikle kendimi evimde gibi hissettiren bütün blog yazarları arkadaşlarıma teşekkür ederim. Çoğunu uzun zamandır takip edip yazılarını okuyordum, bi kısmıyla twitter üzerinden iletişim halindeydim. Hepsi ile ilk kez yüz yüze gelmeme rağmen hiç yabancılık çekmeden 2 güzel günü beraber geçirdik. İpek Aral Kişioğlu, Cengiz Çatalkaya, Banu Çakar ile sohbet etmek gerçekten keyifliydi. Özellikle Banu ile sektörel bazda mal’zeme durumu üzerine yaptığımız sohbeti unutabileceğini sanmıyorum. Artemiz Güler ile ne yazık ki görüşme fırsatım olmadı, umarım bir sonraki etkinlikte sohbet etme imkanımız olur. Ayrıca Ali Cevat Ünsal, Gökhan Yılmaz, Selin Yetimoğlu, Aydan Çağ, Serhat Levent Kahyaoğlu, Gülsün Müftüoğlu, Müge Arslan, Hayati Arpacı, Canel Gürgen, Sevim Demirel, Merve Karabağlı, Emre Kavukçuoğlu ve Mehmet Eronat ile tanıştım. Sınırlı süremiz el verdiğince sohbet edip bol bol güldük:) Blogunu okuduğunuz ama kongrede göremediğiniz blog yazarlarını ayrıca twitter üzerinde de takip etmenizi tavsiye ederim. Mütavazı bir şekilde söylemek gerekirse az biraz sosyal medyadan anlıyoruz 😉

Fakat hepimizi davet edip bizi bir araya getiren Özlem Hanım’la tanışma fırsatım ne yazık ki olmadı. Kendisini gördüğümde ya bir yerlere doğru hızlı adımlarla yürüyordu ya da ekip arkadaşları hararetli bir şekilde konuşuyordu. Sonuçta da bu güzel organizasyon ortaya çıktı.

İK Blog Ödüllerine gelecek olursak kapısında resmen beklediğimizi itiraf etmemiz gerek. İK Blog Ödülleri’ni ilk haberlerde duyduğum zaman…. şaka şaka tabii ki twitter’dan öğrendim. Başvurular yapıldı, katılacak adaylar belirlendi sonrasında bir oylama yarışı başladı. Timeline’ım ilk birkaç gün Kemeraltı (İzmir’e yabancı olanlar için Kapalıçarşı) gibiydi. Herkes network’unu bu yarışma için seferber etti.

Benim ödüle en yakın gördüğüm isimler İpek Aral Kişioğlu, Cengiz Çatalkaya, Banu Çakar, Fatmanur Erdoğan ve son olarak supriz olarak Aydan Çağ idi. Bu arada Selin Yetimoğlu’nun prensip gereği katılmadığını hatırlatayım o zaman daha farklı bir sıralama olabilirdi.

Ve tören başladı… Heyecanlı bekleyişin ardında ilk önce finalistler açıklandı. İlk sahneye davet edilen Müge Arslan oldu.Sonrasın da ise sahnede Saygı Günenç geldi. Her iki finalistte plaketlerini Özlem Hanım’ın ellerinden aldıktan sonra Fatih Türkmenoğlu birinciyi yani Aydan Çağ‘ı sahneye davet etti. Özlem Hanım’ın elinden ödülünü alırken heyecanı çok belli oluyordu. Buna rağmen kısa ve samimi bir teşekkür konuşması yapmayı başardı. Detaylı bilgi için tıklayınız.

1450762_10151983387278879_471764978_n

Birazda eleştiri… Katılan/katılmayan blog yazarlarının eleştirileri yarışmanın kategorize edilmeyişi ve tıklama üzerine birincinin belirlenmesiydi. Fakat kimse üzerinde çok fazla durmadı çünkü sonuçta bir blog yarışmamız vardı artık ve herkesin ileride eleştirilerin dikkatte alınarak daha güzel olacağına dair inancı var. Bunun yanı sıra bence ödül töreni birazcık sade geçti ve finalist olan arkadaşlarımız bi’ plaketten daha fazlasını hak ediyorlardı. Ama önceki cümlede söylediğim gibi Peryön’ün önümüzdeki sene blog yazarları için daha güzel bir organizasyon yapacağına dair güvenimiz tam.

Aslında bu yarışmanın blog yazarlarına sağlamış olduğu en önemli katkı bilgi konusunda biraz “aç” olan bu insanları yeni kaynaklarla yeni bloglarla tanıştırmış olmasıdır. Mesela bende bu yarışma sayesinde takip etmediğim bazı blogları listeme ekledim. Aynı şekilde blogumu takip etmeyenlerin de radarına girmiş oldum;) Listemi yenilerken de ne yazık ki bazı arkadaşların hevesle başlamış oldukları bloglarını ihmal ettiklerini gördüm. Umarım yazmaya kaldıkları yerden devam ederler. Çünkü bu sene yarışmaya başvuran blog yazarı sayısı elliydi, seneye neden 100 olmasın? Biraz ütopik gelse dahi…..

Son olarak twitter üzerinden öneride bulunan Mehmet Eronat’ı unutmamak lazım “Seneye bloggerlar için bir oturum istiyoruz.. Yılboyunca blogunu okuduğumuz arkadaşlarımızla tanışmakta fayda var #peryonkongre”.

21. Peryön İnsan Yönetimi Kongresi ile ilgili diğer yazılarım için aşağıdaki bağlantılara tıklayınız.

21. Peryön İnsan Yönetimi Kongresi-1

21. Peryön İnsan Yönetimi Kongresi-2

21. Peryön İnsan Yönetimi Kongresi ile ilgili blog yazarlarının yazıları için tıklayınız.

21. Peryön İnsan Yönetimi Kongresi/2

İkinci gün İK Blog Ödülleri açıklanacağı için bütün blog yazarları için ayrı bir öneme sahipti. Devamlı yazılarını okuduğum, sosyal medya üzerinden iletişim kurduğum/kurmadığım blogger ile tanışma fırsatı elde ettiğim için aslında ben ödülümü almıştım;) Birincisi gerçekleştirilen İK Blog Ödüllerine yaklaşık 50 blogger başvurmuş, kritere uyan 21 blog ise oylamaya kalmıştı. Benim aklım ise hala diğer 29 blog’da:) Bu arkadaşları, bloglarını, yazılarını merak etmeden duramıyorum. Önümüzdeki sene başvuran ve ödüle bir adım daha yaklaşıp oylama sürecine dahil olan blogger sayısı arttıkça ödül töreninin daha heyecanlı olacağına inanıyorum. Ayrıca twitter’da çok güzel bir öneri ile karşılaştım ve kesinlikle gündeme alınması taraftarıyım.

Ve ödül töreni geç başlasa da güzel bitti. Birincimiz Aydan Çağ olurken diğer finalistler ise Müge Arslan ve Saygı Günenç’di. Hepsini ayrı ayrı tebrik ederim.

1450762_10151983387278879_471764978_n

Biz daha ödül töreninin heyecanını üzerimizden atamadan sahneye samimi konuşması ile Dr. Ahmet Paksoy çıktı. İş hayatının en büyük handikaplarından biri olan teori/pratik uyumsuzluğunu nasıl başarıya dönüştürdüğünü anlatırken salondakileri de güldürmeyi ihmal etmedi 😉

Kongre’nin en samimi oturumlarından biri ise Fatih Türkmenoğlu ile Bekir Ağırdır’ın sohbeti oldu. Orta şekerli kahveleri bile vardı:) Bekir Ağırdır, Türkiye’ye dair her şeyden bahsetti: gençlerden, Gezi’den, türbandan, kadına şiddetten/adaletsizlikten, Kürtlerden, Ermenilerden… Her söylediğini rakamlarla destekledi, söylediklerinden emin ve ne yazık ki haklıydı. 1 saat boyunca aslında ağır eleştiri yağmuruna tutulduk. Bu eleştiri yağmuru sonunda “bütün bunlar devlet büyüklerimizin işi, ben kendi işimle ilgileniyorum” diyen var ise hayatta başarılar! Eleştiri demişken…

İkinci gün yemek arasını bizde öğrenme ile değerlendirenlerden olup Timuçin Bayraktar’ın İnovasyon Kültürü başlıklı oturumunda yerimizi aldık. Günümüz ekonomisinde var olmak için inovasyon şart! Hatta şirketlerin değerlendirmelerinde bile artık inovasyon önemli bir kriter haline geldi. Timuçin Bayraktar düşüncesini de inovasyonun en global örneği olan Apple ile destekledi. Tabii ki bütün örneklerin sonu Apple gibi değil. Örneğin, Kodak’ın pazar lideri olduğu dönemde digital fotoğraf makinelerini piyasaya ilk süren firma olmasına rağmen yarattığı pazarda iflas ettiğini de unutmamak lazım.

Kongrenin sonuna yaklaşırken ödül sahibi birkaç uygulamaya dinleyip ufkumuzu açmaya karar verdik 😉 Eczacıbaşı Baxter, Boyner Holding ve VİKO bizlere ödül almış uygulamalarını anlattılar. 10’ar dakikalık sunumları herkes can kulağı ile dinledi, not aldı. Ama ödül sahipleri bununla yetinmeyip “kapımız her zaman açıktır” diyerek paylaşılan bilginin önemi ile oturumu bitirdiler.

Ödül sahipleri uygulamalarını ikinci bir oturumda anlatmaya devam ederken çoğu blogger yine Anadolu Auditorium’da buluştuk güzel bir final yapabilmek için. Mehmet Auf ve Orkestrası ile çatışma yönetiminde ele güne karşı kızlı erkekli şarkı söyleyip oynayarak kongrenin sonuna geldik.

Sonrası yol hikayesi…

20131106_181147