İnsan Kaynakları ve Hukuk

Personelcilik kökenli olan ikcılar genelde yasal mevzuatların ezbere bilinmesinin zorunluluk olduğunu ve yeni nesil İK’cıların bu şekilde kendilerini yetiştirmesi gerektiğini düşünüyorlar. Halbuki İK evrim sürecini yaşarken hukuk ile arasında belli bir mesafe koymuş ve bu mesafeyi korumak konusunda da gayet kararlı görünüyor.

Şirketlerin hukuk bölümleri ve danışmanlık ücretleri ödedikleri avukatlarının bulunmasının bir sebebi de aslında budur. Yıllarını mevzuata harcamış(!) ikcılar alınmasınlar ama bu işin okulunu okumuş hukukçuların varlıklarını da inkar etmediklerini kendilerine hatırlatırım. Çünkü ne zaman mevzuat konusunda bir tartışma olsa son cümleler “bizim bir avukat arkadaş var, ona soralım”, “bizim hukukçu bilir” şeklinde oluyor.

Hele bir de “Yargıtay kararı” durumu var ki evlere şenlik. Tüm makale okunmadan Yargıtay kararı alınır ve içinde bulunulan durum analiz edilmeden yorumlanır sonra seyreyle cümbüşü. Yorum demişken bizim okulun meşhur hocalarından Arap Celal’in “Hukuk’un sizin yorumunuza ihtiyacı” yok cümlesi geldi aklıma :]

Sanılmasın ki mevzuat hakkında hiçbir bilgim yok ya da hukuk mezunu olarak hakkımın gasp edildiğini düşünüyorum. Aksine hukukçuların şirket çıkarlarını (abartı bir şekilde) gözeterek çalıştıklarından dolayı hukukçulara karşı belli bir ön yargım olduğunu belirtmem lazım. Sonuçta önce insan!

Çare Psikolojik Sözleşme

Akademik bilgeye boğmadan Towers Watson’ın 2014 Küresel İşgücü Çalışması ile Yetenek ve Ödül Yönetimi Çalışması sonuçları ile psikolojik sözleşmenin öneminden bahsedeceğim.

Çalışma sonuçları*:

  • Türkiye’de çalışanların öncelikli beklentisi “iş güvencesi”. Diğer beklentileri ise kariyer fırsatları, emeklilik hakları ve baz maaş. Buna  karşılık işverenlerin vaatlerinde ise ilk ikiyi kariyer fırsatları ve kurumun saygınlığı yer alıyor.
  • Dünya’da ise çalışan beklentilerinde ilk sırayı “baz maaş” alıyor. Bu veriyi Hofstede’in kültür boyutlarından biri ile olan “belirsizlikten kaçınma”yı göz önüne alarak düşünmekte fayda var.
  • 2012 yılında 6. sırada olan emeklilik hakları, 2014’te 3. sıraya yükselmiş. Bu yükselişin sebebi olarak da 2013 ve 2014 yılı içerisinde kıdem tazminatı düzenlemesi ile ilgili yapılan çalışmalar olduğunu düşünüyorum. Kıdem ile emeklilik aynı şey olmasa dahi genelde böyle bir algı mevcut.
  • Çalışanların ikinci sıradaki beklentisi “kariyer fırsatları” iken araştırmaya katılanların yaklaşık %50’si yöneticilerinin kariyerleri için kendilerini desteklemediğini düşünüyor. İşte bunlar hep turnover!

Beklentiler arasında uyumun olduğu durumlarda ise turnover yerine karşımıza “yüksek motivasyon, şirkete bağlılık, iş tatmini, verimlilik vb.” olumlu kavramlar çıkıyor.

Psikolojik sözleşmenin bozulduğu andan itibaren şirketler kaybetmeye mahkumdur. Bilinçli bir şekilde oluşturulan ve sürekliliği kontrol edilen psikolojik sözleşmede ise hem çalışan hem de şirket kazanır.

Böyle bir şey de var :]

BwiGOWrCYAAwYIR

 

*Veriler Popüler Yönetim Dergisi Sayı 54’ten alınmıştır.

Kişisel Pozitif Yönetim

Pozitif Yönetim ne yazık ki iş hayatında her şirkette mümkün olmuyor. Fakat kendiniz için iş hayatında kendiniz için pozitif bir bakış açısı oluşturmanı mümkün

Ulaşım: Mümkünse eviniz ile işiniz arasındaki mesafe yürüme mesafesinde olsun. Mümkün değilse yolda geçirdiğiniz vakti iyi bir şekilde değerlendirin. Arabesk kültürün sabahın 7’inde üzerinize çökmesine asla izin vermeyin. “Batsın bu dünya” ile başladığınız günün nasıl iyi geçmesini beklersiniz ki?

Erkenci Olun: Son dakika işte olup her şeye balıklama dalmak yerine ofise erkenden gidip işinize odaklanın.

E-postalar: Akşam gelen e-postaları kontrol etmek yerine işinize odaklanın. Periyodik aralıkla işinizi kontrol etmeyi ihmal etmeyin.

Zamanı etkin kullanın: Zaman yönetmek için çabalamayın, sadece etkin kullanmaya odaklanın. Üst üste gelen işleri önem sırasına sokun, sıralama sırasında bocaladığınız anlarda yöneticilerinizden destek alın. Sonuçta yöneticiler yönetmek için değil yönlendirmek için oradalar.

Plan yapın: Ofisten çıkarken yarının planını belirleyin ve sabahtan itibaren plana uygun hareket etmeyi ihmal etmeyin. Gün içerisinde ulaşılabilir hedefler belirlemeyi ve bonus görevler için zaman ayırmayı ihmal etmeyin.

Mola verin: 45 dakikada bir masa başından kalkmanız gerektiğini yöneticiniz anlamıyorsa kendiniz için 45 dakikada bir bahane üretin: evrak bırakmaya, adayı karşılamaya, su almaya gidin. Masanıza 1 litre su koyarak kendinizi masaya zincirlediğinizin farkında değil misiniz?

Toplantılar: Kısa ve çözüm odaklı toplantılar ne yazık ki bizim için hep hayaldir. O yüzden toplantı gereksiz bir şekilde vaktinizi alıyorsa kalkmak için kendinize uygun bir fırsat yaratın.

Spor yapın: Bahaneleri bir köşeye bırakın ve spor yapın. Öyle yıllık üye aidatını ödeyip 1 ay gitmediğiniz spor salonunu kast etmiyorum. Halı saha futbol, basketbol, tenis, doğa yürüyüşü gibi insanlarla da etkileşim içinde olabileceğiniz bir spor dalını kast ediyorum. Küçük bir ipucu: 10 dakika içinde evden çantanızı alıp çıkmazsanız o akşam spor yapmanız imkansız. Bu yüzden ya işten direk spora geçin ya da 10 dakika içinde çantanızı kapıp evden çıkın.

Kontrolü kaybetmeyin: Gün içerisinde bazen işi yetiştirmek için kendi kendinizle yarışırsınız ve kaçınılmaz bir şekilde hatalar ortaya çıkar. Aynı işi tekrar tekrar yapmamak için hızını kendiniz belirleyin ve kontrolü kaybetmeyin.

Destekleyin: Başarılarınızı mesai arkadaşlarınızla paylaşın ve onların başarılarını da desteklemeyi unutmayın.

İşbirliği yapın: Yardım istemekten ve yardım etmekten çekinmeyin. Kurduğunuz işbirliği ile hedeflerinize bir takım olarak daha kolay ulaşırsınız.

Sıkıcı işler: Ertelemenin hiçbir manası olmayan hayattan bezdiren işleri hemen yapıp arkada bırakmak en iyisidir. Çünkü o sıkıcı işin üstünü çizmediğiniz sürece kafanız hep o noktaya takılıp kalacaktır.

Hafta sonları: Rutinlerden sıyrılıp tatil günlerinizi farklı aktiviteler ve insanlarla değerlendirin. Esnek çalışmanın uygulandığı bir yerde iseniz bunu iyi değerlendirmeyi ihmal etmeyin 😉

Olumlu olun: İşinize ve mesai arkadaşlarınıza karşı olumlu bir tutum içerisinde olun. Negatif tutum içerisinde olan insanlara karşı anlayışlı olmaya çalışın.

Kurallar: Şirkette düzeni sağlamak için konulan bazı kurallar sizi engelleyebilir. Yılmayın ve geleceğe odaklanın, başarınız ile kuralların tekrar yazılmasını sağlayabilirsiniz.

Eleştiri: Aldığınız eleştirileri  anlayışla karşılayın ve bu geri bildirimleri kendinizi geliştirmek için kullanın.

Uyum sağlayın: İş hayatında esnek ve uyumlu olan hayatta kalır. Değişikliğe her zaman açık olun

pozitif yönetim