Son İşiniz Yeni Kabusunuz

061811-job-posting-is-two-years-old-bad-sign-300x266Aslında her şey güzel başlamıştı. Lacileri çekip yeni işinize, ofisinize heyecanla gitmiştiniz. Yeni mesai arkadaşlarınız sizi sıcak çok karşılamıştı. “Hoş geldin paketi”ni sosyal medyada paylaşıp bütün tebriklere üşünmeden cevap yazmıştınız. Yalnız hiç beklemediğiniz bir şey oldu son işiniz yeni kabusunuz oldu.

Olamaz mı? Olabilir. Hatta Türkiye standartlarında tahmin edilenden hızlı bir şekilde gerçekleşir peri masalından uyanma durumu.

Bu kabus yukarıdaki gibi bir anda ortaya çıkmasa dahi yavaş yavaş kendini hissettirir. Kabusun geldiğini hissettiğiniz an fevri kararlar vermemek için biraz daha zamanın geçmesini ve şartların olgunlaşmasını beklemekte fayda var. Zaman her şeyin ilacı(!) olmasına rağmen sizin derdinize derman olmuyorsa kendinizi bu kabusa hazırlamanızda fayda var.

Süreci gözden geçirin: Bu duruma nasıl geldiğinizi iyi bir şekilde analiz etmenizde fayda var. Çünkü süreç boyunca gözden kaçan detaylar belki de bu kabusun habercileriydi. Ülkemizde genelde mülakatlarda anlatılan iş tanımlarında beklenen ile gerçekleşen arasında büyük farklar bulunmaktadır. Bu sebeple size anlatılan görev tanımını iyi bir şekilde dinlemeniz ve tutarsızlıklar hakkında sorular sormanızda fayda var. Köprüden önce son çıkışı kaçırdıysanız eğer en azından imzaladığız evrakları tekrar okuyun.

Yöneticiniz ile görüşün: Fırtınadan çıkmak için en iyi yöntem yönetici desteğidir. Yalnız yöneticiniz ile yapacağınız görüşme iki ucu keskin bıçaktır. Yanlış kullanacağınız bir kelime ile size kapının yeri gösterilebilir. Bu sebeple kabusu kontrol altına almak için yapıcı önerilerde bulunarak işinizi istediğiniz hale getirmeye çalışın.

businessman-in-mousetrapÖnce Sağlık: İşinizde istediğiniz değişiklikleri yapamıyor ve kabusunuz sizin sağlığınızı etkilemeye başladıysa hemen iş aramanızda fayda var. Hatta iş bulmadan bile istifa etmeniz gerekebilir çünkü burada söz konusu olan sağlığınız.

Son karar: Yeniden mülakat maratonuna girdiğinizde son iş yerinizdeki deneyiminizin neden kısa olduğu mutlaka sorulacaktır. Cevabınızı nazik bir şekilde vermenizde fayda var çünkü kontrolü kaybedip eski çalıştığınız şirketi kötülediğiniz takdirde mülakatı gerçekleştiren yönetici üzerinde olumsuz bir izlenim bırakabilirsiniz.

Kaynak için tıklayınız

Modern Zamanlarda İnsan Sarrafları

İnsan sarrafları, karşısındakini gram gram inceleyen hassas kantarında tartan kişidir. Tecrübelerle öğrenilmiş psikoloji, sosyoloji ve antropoloji bilgisi mevcuttur. Karşısındakinin huyunu suyunu bir sözünden anlayabilir.

Anlaşılacağı üzere insan sarraflığı doğuştan gelen bir yetenek değildir. Rahatlıkla öğrenerek bu yeteneğinizi geliştirebilirsiniz. Yalnız “insan sarraflığı eğitimi”ni hiçbir eğitim katalogunda bulamazsınız. Bu çünkü insan sarraflığı eğitimi paha biçilemezdir. Yıllar boyunca yenilmiş kazığın verdiği tecrübeye nasıl paha biçebilirsiniz ki?

Modern zamanlarda İK’cıları insan sarraflarına benzetiyorum. Özellikle işe alım yapan ve sahada olan İK’cıları. Almış oldukları iletişim, beden dili gibi eğitimler, psikoloji ve sosyolojiye duyulan ilgiden dolayı okunan kitaplar ve her seviyeden çalışanla kurulan diyaloglar sayesinde elde edilen antropoloji bilgisi ile bazı İK’cılar modern zamanların insan sarrafları olmaya aday.

Bir alaylı insan sarrafı gibi kazık yemedikçe rüşdünü ispat edemeyecek olsa dahi modern zamanların insan sarrafları epey bi donanımlı. Bakalım yediği kazıklar sonucu ne olacak.

Emeklilik Sonrası Hayat

Bir beyaz yakalı olarak ara sıra düşünüyorum ileride ne olacak diye. Belki birkaç şirket daha değiştiririm, eh birazcık da unvan. Peki ya sonra…

Sosyal güvenlik politikalarına bakacak olursak neredeyse ölene kadar çalışacağız ya da çalışırken öleceğiz. Adına da cinayet değil iş kazası diyecekler. Şehit de ilan ediliriz emeklilik beklerken.

dead_tired_writer

Çalışan Manyaklığı: İŞkoliklik

İşkoliklik, kişinin kendisini işine adaması durumu olarak tanımlanabilir. Uyku dışındaki günün geri kalanında nefes alır gibi işini düşünen, durmadan çalışan, proje üstüne proje ekleyen, başarılarını tatille ödüllendirmek yerine daha çok çalışan insanlardır işkolikler.

İşkoliklerin hayatlarında iş dışında başka hiçbir şeye yer yoktur. İş dışı konular işkolikler için gereksizdir. Aile toplantıları, dağ yürüyüşleri,  müzik grubunda enstrüman çalmak gibi sosyal aktiviteler işin yerini tutamaz onlara göre.

İşkolikler, yöneticileri tarafından en çok sevilen çalışanlardır. Yöneticilerine göre “2 tane daha onun gibi çalışanı olsa şirketin pazar lideri olması kaçınılmaz”dır. Bu sebeple işkolikler çalışmalarının karşılığını şirket içerisinde çok iyi pozisyonlarda harika imkanlarla alabilirler. Fakat kendilerinden beklenen bir robotun performansıdır. Beklenen performansı karşılamak için uğraşan işkolik sonunda kendisini ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkları ile uğraşırken bulması kaçınılmazdır.

İşkoliklik, asla çok çalışma anlamına gelmez. Bu sebeple çalışkanlıkla işkolikliği birbirinden ayıran işaretlere dikkat etmemiz lazım.

  • İşkolikler, işe ilk gelen son gidendir.
  • İşkolikler, yemek aralarında bile çalışır.
  • İşkoliklerin gerçek bir hobisi yoktur. Sahip olduğu hobiler mutlaka iş ile ilintilidir.
  • İşkolikler , iş ile ilgilenmedikleri zamanda gergin olurlar. Bu yüzden tatiller işkolikler için cehennemdir.
  • İşkolikler, tatmin olmazlar. Mükemmelliyetçilik damarlarına kadar işlemiş olduğundan dolayı her zaman daha iyisini başarmak isterler.
  • İşkolikler, bireysel önceliklere değer vermezler. Onlar için her şeyden önce iş gelir.
  • İşkolikler, tatil bölgelerine sadece iş için giderler.
  • İşkoliklerin çalışması için ofiste olmalarına gerek yoktur. İşi düşünebildikleri her yer onlar için ofistir.
  • İşkolikler için hastalık çalışmamak için engel değildir.
  • İşkolikler asla kendilerini iyi hissetmezler. Tansiyon, kalp ve migren gibi rahatsızlıklar olmadan başarı olmaz(!)
  • İşkolikler için önemli olan kendileri ve kariyerleridir.
  • İşkolikler, aile ortamlarında bile gizli gizli çalışırlar.
  • İşkolikler, mikro yöneticilerdir.
  • İşkolikler, yöneticilerine asla “hayır” demezler. Şapkadan tavşan çıkarılması istense bile “evet” derler.
  • İşkolikler, ailelerinin ve arkadaşlarının buluşma tekliflerine ise nadiren “evet” derler.
  • İşkoliklerin randevu defterleri daima doludur.
  • İşkolikler asla işkolik olduklarını asla kabul etmezler.

workaholic