Birisi

Her zaman her yerde karşımıza çıkan birisi var bu sefer yazıda.

“Birisi söylemişti”, “Birisinden duydum” cümleleri ile her tartışmanın içerisinde karşımıza çıkan ve her argümanın destekçisi olan bu “birisi” kimdir?

Özünde tembel, araştırmayı ve öğrenmeyi sevmeyen hep sağdan soldan duyduklarını kendisinin cümleleri gibi kullanmayı seven birisidir. Her konuda fikri vardır ve fikirlerinin kabul edilmesi için kanıt sunmak yerine sadece ısrar eder.  Çok iddialı cümlelerde ise “bir araştırmaya göre… bilim adamlarına göre…..” diyerek savını desteklemeye çalışır. Fakat hangi bilim insanı bu araştırmayı yapmıştır herhangi bir fikri yoktur.

Hayatımızın çeşitli noktalarında hepimiz bu birisinden destek almışızdır hatta birisi olanlar bile vardır aramızda. Koca bir hiçlikten başka bir şey kazandırmayan birisinden kurtulmak için araştırmaktan ve öğrenmekten vazgeçmeyin 😉

insan kaynakları yanlış

İstifa, Kemiksiz Dil Değildir

Şirketinizden, yöneticinizden, çalışma arkadaşlarınızdan kaynaklı bir sürü sebepten dolayı istifa edebilirsiniz.

Genelde çalışanlar istifa ettikten sonra eski şirketleri ile bütün bağlarının koptuğunu düşünürler fakat istifa ettiği şirkette yaptıkları ve söyledikleri iş hayatı boyunca daima onları takip edecektir. İstifa ettiğiniz şirkette yaptıklarınız mülakatlarda, söyledikleriniz ise genelde referans kontrolü sırasında karşınıza çıkar.

I Quit My Job Opps

Söylediklerimiz bazen karşımıza hiç beklemediğimiz anda gelir. Özellikle sinirli bir şekilde istifa eden çalışan zincirlerinden kurtulmuş vahşi bir hayvan gibi şirketini, yöneticisini ve omuz omuza beraber çalıştığı mesai arkadaşlarını hakaret edercesine eleştirir. Kimisi kantarın topuzunu kaçırırken kimisi de iyi niyetli eleştirilerde bulunur. Burada dikkat edilmesi gereken husus iyi niyetli eleştiriler olsa dahi “kime söylendiği”dir. Çünkü eleştiriyi yanlış yere iletirsiniz hem çözüm olmaz hem de eleştiriyi ilettiğiniz kişi 1’i 5 yaparak sizi ilerleyen dönemlerde zor bırakabilir. İşte bu yüzden çıkış mülakatları var.

Bu sebeple şirketlerin çıkış mülakatlarına özen göstermesi gerekirken aynı şekilde çalışanlarında bu mülakatlarda samimi olması gerekmektedir. Çıkış mülakatının olmadığı şirketlerde ise bölüm yöneticisi ile yapılacak samimi bir sohbet hatalı olarak gördüğünüz bazı şeylerin değişmesini sağlayabilir. Eğer yöneticinizden kaynaklı bir sebeple istifa ediyorsanız da en azından kulağına kar suyu kaçırın 😉

İlla ki istifa ederken unutulmak istemiyorsanız Marina Shifrin gibi yaratıcı olmalısınız.

Empatik Oryantasyon

Oryantasyon, çalışanların birbirini tanıdığı, işi ve işleyişi öğrendikleri bir sosyalizasyon sürecidir.

Alt metinde verilmek istenen ise empati olmalıdır. Çünkü iş hayatında empatiden anladığımız “karşımızdakinin anlayışsızlığından şikayet edip başkalarını anlamamak” olduğundan kariyer hikayelerimiz hep giriş’ten sonuc’a gelişme’den gidiyor.

Aslında çözüm basit, yeni gelenin farklı bölümlerdeki işleyişin içine bilfiil girerek dişlilerin birbiri ile ilişkisini anlayıp kavrayabilmesini sağlamak.

Unutmayın, empati aslında kariyerinizi değil hayatınızı geliştirir.

insan kaynakları empati

Zamzede Mi, Zamzade Mi?

Şubat ayı itibari ile profesyonel ya da profesyonel olmayan yollarla belirlenmiş olan zam oranları çalışanların maaşlarına yansıtıldı. Genelde herkes zam oranlarından memnun olmaz, bu bilinen bir gerçek. Eğer memnun olan var ise onlarda birkaç ay sonra memnuniyetsizler ordusuna katılırlar.

Sizde aldığınız zam oranından memnun değilseniz ve itiraz etmeyi planlıyorsanız göz önüne almanız gereken 3 durum var:

  • İşveren zam yapmak zorunda değil! Acı ama gerçek, yasal olarak personele  “asgari ücret”in altında olmadığı sürece işveren zam yapmak zorunda değil. “Olur mu öyle şey” demeyin, bu ülkede o kadar çok şey oluyor ki buna mı şaşırıyorsunuz?
  • Tüketim hastalığınız mı var? Eğer her şeyin en son modeline sahip olmak gibi bir takıntınız var ise size yüzde yüz zam yapılsa bile ne yazık ki yetmez çünkü siz tüketmek için yaratılmışsınız ve bu durum aslında sizi, hayatınızı ve etrafınızdaki her şeyi tüketiyor.
  • İşinizi, iş arkadaşlarınızı, şirketinizi sevmiyor musunuz? Bunlardan azından birini seviyorsanız bence aldığınız zam oranı ile mutlu mesut bir sene geçirebilirsiniz. Çünkü çoğu insan hayatları boyunca sevmediği işi, sevmediği iş arkadaşları ile sevmediği bir şirkette ifa ediyor. Eğer iş hayatının bu temel öğelerinden birini dahi sevmiyorsanız evet zam mühim!

“Zam mühim, ben yöneticim ile görüşeceğim!” diyenler içinse nacizane 5 tane önerim var:

  • valentine heart shape made by dollars isolated on whiteMüsait ve keyfinin yerinde olduğu bir anı kollamaya çalışın.
  • Sade bir cümle ile memnuniyetsizliğinizi dile getirin ve sebebi öğrenmek istediğinizi belirtin.
  • Asla başkaları ile yaptığınız karşılaştırmaları dile getirmeyin.
  • Israrcı olmayın.
  • Görüşmeyi kısa tutun.

Bu şekilde belki ekstra bir zam alamazsınız ama en azından hayata karşı olan duruşunuzdan ödün vermezsiniz. Çünkü ülkemizde yüksek mevkilerde tanıdıklarınız yoksa istediğiniz kadar dil dökün, sızlanın genelde aldığınız zam ile yetinmek zorunda kalırsınız.