Bir İK’cı Gözüyle CV

Bu yazımda aday ile iş arasından köprü görevi gören CV’lerin bir İnsan Kaynakları Uzmanı/İşe Alım Uzmanı tarafından nasıl incelendiğini anlatmaya çalışıp “Başvuruma neden geri dönülmedi?” sorusunu cevaplandırmaya çalışacağım.

Burada belirtmem gereken en önemli nokta her ne kadar prosedürler, standartlar olsa dahi CV inceleme yer yer göreceli bir süreçtir. Kimisi okula, önceki işyerlerine önem verirken kimisi de görev tanımlarına önem verir. Bu süreçteki öznelliği en iyi tecrübe absorbe edebilir.

Peki CV inceleme süreci nasıl başlar?

employers_large

1. Adım: Kriterlere göre aday havuzunda tarama yapılır. Bu aşamadaki aday taraması önceden belirlenmiş kriterlere göre yapılır. Böylelikle “spor olsun diye başvur butonuna tıklayanlar” elenmiş olur.

2. Adım: Güzel bir kahve ve müzik ile “hızlı bakış”. Adayların CV’lerini eşitlik çerçevesinde inceleyebilmek için ilk elemeden geçen aday CV’lerine hızlı bir şekilde göz atarak optimum sayıya ulaşmak için manuel bir eleme yöntemidir. Tecrübe arttıkça “hızlı bakış”a ayrılan süre azalır elenen aday sayısı artar. (Hızlı bakış ile ilgili J.T. O’Donnell’ın yazısını okumanızda da fayda var.)

3. Adım: Detaylı CV inceleme. En zor aşamadır. Çünkü “hızlı bakış” ile elenen adaylar olsa dahi işgücü piyasasındaki malum sıkıntılar sebebi ile bir sürü aday CV’si masa üstünden göz kırpmaktadır.

sprite 100

Ve CV’ler incelenmeye başlanır…

Aday CV’leri genellikle karşımıza kariyer portalı formatında ve word formatında çıkıyor. Fakat son dönemde ismini sıkça duyduğumuz infografik CV’leri de unutmamak lazım. İnfografik CV’ler görsel öğeler ve renkli grafiklerle desteklenmiş göz alıcı ve fark yaratıcı bir CV formatı olarak karşımıza çıkmasına rağmen daha bu formatı kullanan bir adayla karşılaşamadım. Fakat kendim için hazırladığım infografik CV’yi paylaştığımda hep olumlu geri dönüşler aldığımı belirtmem lazım. ResumUP, re.vu, vizualize.me, kinzaa.com gibi siteleri kullanarak kendi infografik CV’nizi oluşturabilirsiniz. Hatta tasarımınıza güveniyorsanız kendi infografik CV‘nizi  de tasarlayabilirsiniz.

Klasikleşen CV formatına gelecek olursak kariyer portallarının belirlemiş olduğu CV’lerdense word formatında olanları tercih ediyorum. Çünkü adaylar kariyer portalının sunmuş olduğu imkanlarını kullanarak bildiği-bilmediği her şeyi tıklama eğilimine sahip olduklarından kariyer portallarındaki CV’ler yalan yanlış bilgilerle oluşturulabiliyor. Bu sebeple ilk önce word formatındaki CV’leri incelemeyi tercih ediyorum. Ama genelde baktıklarım aynı şeyler:

1- Fotoğraf: Görüntü kalitesi düşük, yıllar öncesine ait, formal olmayan fotoğraflar özellikle beyaz yaka adaylarda olumsuz bir imaj oluşturuyor. Unutmayın ki görüntü kalitesi yüksek, güncel ve ciddi bir fotoğraf CV’nize ayrı bir profesyonellik katar.

2- Adres, telefon, e-posta vb.: Adres özellikle servis güzergahı sabit şirketlerde çalışanlar için önemli bir kriter, bu sebeple açık bir şekilde yazılmasında yarar var. Telefon numarası olarak ise şahsi numaranızı vermenizde yarar var. İş numaraları bazen farklı çalışanlara devredildiğinden sıkıntı yaşamamak için şahsi numaranın yazılması yaşanabilecek tatsızlıkların önüne geçer. Ayrıca birden fazla telefon numarası yazıp hiçbirinden ulaşılamayan adaylar var ki onları operatörlerin insafsızlığına bırakıyorum. Takma isimlerle alınmış olan e-posta adresleri  biz İKcı/İşe Alımcıların yüzünde tebessüm oluştursa da profesyonelce olanı adınız ve soyadınızdan oluşan sade bir e-posta adresi almak.

Social Media Logotype Background3- Sosyal Ağ Hesapları: Bazı adaylar sosyal  ağ hesaplarını da CV’lerine ekleyerek İK/işe alım uzmanlarına yardımcı olmak istiyorlar fakat bu sosyal ağ hesapları genele açık olmadığı zaman bizim bir işimize yaramıyor. Eğer hesaplarınız genele açık değil ise CV’nize hiç eklemeyin.

4- Dil Bilgisi: Hangi dilde yazılırsa yazılsın “dil bilgisi” önemli bir nokta. Ufak tefek noktalama hataları olabilir ama o noktaları birleştirdiğimizde karşımıza kocaman bir “HATA” çıkmamalı.

5- Ön Yazı: Ön yazıları mutlaka okurum. Fakat genelde manzara ya ajitasyon ya da kopyala-yapıştır. Hatta bazı adaylar “kopyala-yapıştır”a kendilerini o kadar kaptırıyorlar ki  katkı sağlayacakları(!) şirket ismini değiştirmeyi bile unutuyorlar.  Kendinizi samimi bir şekilde anlatan bir ön yazı yazın. Ajitasyondan uzak durun çünkü sizin durumunuzda olan bir sürü işsiz var farkınızı duruşunuz ile gösterin. Sakın internetten bulduğunuz ön yazıyı da kullanmayın çünkü İK/işe alım uzmanları o kadar çok ön yazı gördü ki hangi sitenin formatını kullandığınızı bile size söyleyebilir.

6- Eğitim Bilgileri: Eğitim bilgilerine yazmış olduklarınızın sizin iş hayatınızın temelini oluşturuğunu düşünecek olursak buraya yazacağınız her bilgi sizi işe bir adım daha yaklaştırabilir. Yapılan yanlışlar ise uzaklaştırabilir. Örneğin Eğitim hayatı diğerlerine göre biraz daha uzun süren arkadaşlar tarihi değiştirmeye çalışıyorlar ama imkansızı deniyorlar 🙂 Bunun yerine eğitim hayatınız boyunca gerçekleştirmiş olduğunuz projelerden ve başarılarınızdan bahsedin.

7-Seminer ve kurslar: Adayın iş hayatı ile ilgili aldığı eğitimler kadar farklı alanlarda aldığı eğitimlerde çok önemlidir. İş hayatı ile günlük hayat iç içe geçtiği için adayın farklı alanlarda aldığı eğitimleri iş hayatına uyarlaması ile önemli farklar yaratılabilir. Ayrıca adayın mezun olduğu bölüm ile başvurduğu pozisyon arasındaki uyumsuzluklar alınan eğitimler ile giderilebilmektedir. Bu yüzden adayın bu bölümü eksiksiz olarak doldurması önemlidir.

8- İş Deneyimi: Cv’nin en önemli bölümü iş deneyimleri olmasına rağmen bazı adaylar bu bölümü ya boş bırakıyor ya da özensiz bir şekilde hazırlıyor ve adayların çoğunluğu bu sebepten eleniyor. Halbuki adayın pozisyona uygunluğunun belirlenmesinde büyük bir öneme sahiptir. Bu önemi fark eden iki tip aday bulunmaktadır. Birincisi “kopyala-yapıştır çalışanlar”: Bu tip adaylar iş hayatında karşılaştıkları her sorunun cevabını arama moturunda bulup bulduklarını da kopyala-yapıştır yöntemi ile kendilerine mal etmektedirler. İkinci tip çalışanlar ise zaten en başından beri yaptığı için bilincinden olan ideal çalışanlardır. Bu adaylar gerçekleştirdikleri görevleri detaylı bir şekilde yazarlar. İkinci tip adaylara küçük bir ipucu: Her şeyi detaylı bir şekilde yazmayın, CV’nizi okuyan uzman biraz meraklansın, kafasında soru işaretleri oluşsun. “Bütçeyi nasıl belirlemiş?”, “Projeye sağladığı katkı ne?”,  “Kaç kişilik ekibi yönetmiş”, “Bu kadar işe ve hobiye nasıl vakit ayırmış?” gibi 😉

9- Hobiler: Eğer bir hobiniz yok ise boşu boşuna yazmayın çünkü yalan söylediğiniz hemen ortaya çıkıyor.

Örneğin; klasik “kitap yalanı”

-Ne tür kitaplar okursunuz?

-En çok satan listesindeki kitapları okurum.

-Bu ay listede yer alan 3 kitap söyleyebilir misiniz?

-???

RC Helikopter yalanı, extreme spor yalanı, Fransız sinemasını bilmeyen sinema sever yalanı vs. vs.

10-Referanslar: Referanslar mutlaka iş/okul hayatından olmalıdır. Özellikle adayın önceki iş yerlerindeki yöneticisinden almış olduğu referansın etkisi büyüktür. Ayrıca adayın referansları arasında akademisyenin olması da önemli. Okula sadece gezmek için mi gitmiş yoksa bilfiil katılım göstermiş mi bu referansı sayesinde daha net öğrenilebilir. Ayrıca üniversite-şirket işbirliğinin kurulabilmesi için akademik bağlarını koparmamış çalışanlar tercih edilmektedir.

Genel olarak baktığımızda CV hazırlamak ince işçilik isteyen bir süreç. Bu yüzden hemen Cv hazırlayıp başvurularda bulunmak yerine zamana yayıp genel geçer kurallara uygun olarak ilgi çekici bir CV hazırlamak yapılan başvurulara geri dönüşler almanızı epey kolaylaştırır.

Reklamlar

20 responses to “Bir İK’cı Gözüyle CV

  1. 4. maddedeki “ufak tefek noktalama hataları olabilir” düşüncenize katılmıyorum. Günlük yazışmalarımızda ufak tefek noktalama hataları olabilir ama sizin de belirttiğiniz gibi “ince işçilik isteyen”, hazırladıktan sonra defalarca düzeltme yaptığımız, çevremizdekilere kontrol ettirdiğimiz, bizi temsil eden bir dokümanda yazım hatası olmamalı.

    • Dediklerinize katılıyorum ama öyle hatalar görüyoruz ki CV’lerde o yüzden “sıfır hata”dan ödün vermemiz gerekiyor bazen. Yani bir adayı 2-3 imla hatası yaptı diye olumlusuz olarak değerlendirmem.

  2. Sanki her adayı yönetici olarak işe alacakmış gibi bir hataya düşen İK’cılar yüzünden uygun işe uygun adam bulunamıyor. Yazdığınız bu süreç aday açısından önemli olsada bunun kimi İK açısından fazlasıyla tombala üsulü keyfiyetten bir seçim olduğuda yadsınamaz bir gerçek. Sonrada bu durumu kalifiye eleman bulamıyoruz diye hayıflanarak kapatıyorlar.

    • Merhaba,

      Sizin bahsettiğiniz İK’cılar ile benim bahsettiğim İK’cıların aynı olmadığını düşünüyorum. Benim bahsettiğim İK’cılar işinin hakkını veren, durmadan araştıran öğrenen, “bu mesleği daha ne kadar iyi yapabilirim?” sorusuna cevap arayan kişiler iken sizin bahsetmiş olduğunuzi İK’cılar ise ne yazık ki işin özünü anlayamamış olanlar. Onları için söyleyebileceğim bir şey yok.

      Diğer eleştirilerinize için cevap vermem gerekirse, beyaz yakalı her adayı kesinlikle “yarının yöneticisi” olarak değerlendirmek firma için kesinlikle önemli. Firma kültürünü, prosesleri öğrenmiş birisini terfi ettirmek kesinlikle dışarıdan bir yönetici transfer etmekten daha avantajlı. Ayrıca hiçbir çalışan şirkette bulunduğu pozisyonda devamlı kalmak istemez, daha fazla sorumluluk almak, daha fazla başarı elde etmek ve elbetteki daha fazla para kazanmak ister. Bu yüzden de yönetici olmak ister.

      “Kalifiye eleman” kısmına gelecek olursak ülke şartlarında doğru kanallarda ve ideal bir bütçe ile kesinlikle her boş pozisyon doldurulabilir. Zor olan niteliksiz personeli bulup uzun süre istihdam edebilmektedir. Çünkü ülkedeki asgari ücret, enflasyon vb. etkenden dolayı bu pozisyonlarda çalışan arkadaşlarımız ciddi bir geçim sıkıntısı içerisindedirler. 50 TL fazla kazanabilecekleri başka bir iş bulduklarında hiç düşünmeden ayrılmaktadırlar. İşte bu yüzden niteliksiz eleman bulabilmek bence daha zor.

      İyi günler

      • Size tek söyleyebileceğim; sektöründeki kötü örneklerin ve yapılan hataların farkında olan İK’cılara çok ihtiyaç var. Sitenizi incelediğim kadarıyla sizde bu tanıma uyan iyi İK’cılardansınız. Umarım hep böyle empati kurarak iş adaylarını anlar ve burnu kaf dağında olmadan, “tek bakışımla insanları çözerim ben” edasına kapılmadan yolunuza devam edersiniz. Karşınızdaki adayı zorlamak sıkıştırmak hatta dalga geçmek bunları uygulayarak kendini İK’cı sananlara da iyi bir örnek olursunuz umarım.
        Selamlıyorum sizi,

  3. Tekrar merhaba,
    Belirttiğiniz noktada kesinlikle haklısınız. “iş olsun” diye İK’cı unvanı ile ahkam kesen ne yazık ki çok insan var.
    Ben ve benimle aynı düşündeki arkadaşlarımızın ise en önemli hedefi ise “işin hakkını” vermek.

    İyi Günler

  4. Merhaba, ben yazdiklarinizi keyifle okumakla birlikte eskimis oldugunu dusundugum ve tum dunyada degismekte olan bir surecten bahsetmek istiyorum. Yurtdisi deneyimli ve masanin her iki yaninda defalarca bulunmus biri olarak sunu soylemeliyimki artik HR ve Recruiter kavramlari birbirinden kopmus ve cok baska alanlar oluverdi. Gunumuzde HR artik sirketlerin kendi bunyesinde personel sorunlari ve is yasamlari, kariyer planlari, personel mutlulugu ve performansi uzerine calisan bir is alani. Recruiter ise ise alim surecini basli basina yonetiyor. Bu model artik her yerde isliyor. Ve ozellikle recruitment surecini outsource isleten firmalarin HR personeli daha cok personel odakli calisabiliyor. Buda verimi beraberinde getiriyor calisanlar icin. Ayrica katilamadigim bir noktada su ki; benim calistigim alan gibi teknik tecrube ve bilgi gerektiren pozisyonlarda mezun olunan okul seviyesinden cok is tecrubesiyle gecirilmis zaman daha cok onem tasiyor. Harika yazilariniza devam etmeniz dilegiyle..

    • Söylediğiniz iki başlı model bizde HR ile Recruiter arasında kavga sebebi olabilir. “Nerde işe yararmaz biri var onu şe alıyorlar sonra biz uğraşıyoruz” kavgasına dönebilir. Bunu önleyecek öneriniz nedir ?

  5. Ender Bey merhaba,
    HR ve Recruitment haklı olduğunuz noktalarla bulunmakla birlikte değerlendirmeye almanız gereken bazı bilgiler olduğunu düşünüyorum.

    Bunlardan birincisi:İK’nın temelini oluşturan Yönetim Bilimi’nin doğuşu 1900’lerin başına denk gelmekte ve İK’nın filizlenmesi olan Neo-Klasik Yönetim Anlayışı etkisini 1930-1970 yılları arasında göstermiştir. Günümüzdeki İK’nın doğuşu ise 1970’lere denk gelmektedir. Peki Türkiye’de İK ne zaman kendini göstermiştir? Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Ensititüsü’nun kuruluşu olan 1953 yılında İK’ya dair ilk sistemsel ve akademik çalışmalar yapılmaya başlanması ile İK kendini göstermiştir. Bu çalışmaların kapsamı ise ücretler, yan ödemeler, sigorta kaydı, izinler, raporlu gün, devamsızlık vb. konulardır (Dinçer Atlı, Yetenek Yönetimi, 2012; 85-97).
    İkincisi ise Türkiye’de bulunan KOBİ’lerin Oranı “%99” (TÜİK, 2013 verileri).

    Ayrıca şunu belirtmekte yarar var İşe Alım İK’ın bir alt dalıdır. İK’nın sahip olduğu diğer dallar gibi bazı noktalarda outsource edilebilir. Bu konuda hem fikir olduğumuzu düşünüyorum.

    Yukarıdaki verileri göz önüne alırsak da Türkiye’nin genelindeki İK standartlarının takip ettiğimiz Dünya standartlarına ulaşması biraz vakit alacak gibi görünüyor.

    Tecrübeye gelecek olursak önemli ve kesinlikle göz ardı edilmeyen bir faktör. Fakat ilgili departmandan gelen “X bölüm mezunu, X alan tecrübesine sahip aday” şeklinde bir talep geldiğinde ne yazık ki aday kıstaslar sebebi ile dışarıda kalabiliyor. Fakat durum her zaman böyle olmuyor tabii ki. Özellikle spesifik iş alanlarında “Y alan tecrübesi” olsun şeklinde bir talep ile mezun olunan bölüm değerlendirmeye alınmadan tarama gerçekleştiriliyor. Son olarak aklıma gelen bir diğer durum ise eğer firmanın yönetmeliklerinde pozisyon için belirlenmiş kriterler var ise departman sadece talepte bulunabiliyor. Adayın kriterlerini seçme şansı dahi olmuyor. Bu durumda da aday değerlendirme dışı kalabiliyor.

    Fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.

    .

  6. Geri bildirim: Bir İK’cı Gözüyle Girişimci Aday | Türker Okay·

  7. Geri bildirim: cagricigman | Bir İK’cı gözüyle CV·

  8. Geri bildirim: 2013′te 5te5 | Türker Okay·

  9. merhaba yazınız iş arayan biri olarak gerçekten benim için faydalı oldu ancak bilgi almak istediğim birkaç konu var. Kurumlara cv bırakırken dosya içerisinde hangi belgeler bulunmalı ön yazıya başlarken sayın x firma yetkilisi şeklinde mi başlamalıyız cv nin yanında aldığımız başarı belgelerin yada diplomanın fotokopileri olmalımı yardımcı olursanız sevinirim

  10. Merhaba,

    Günümüzde özgeçmiş bırakmanın pek etkili olduğunu düşünmüyorum. İK günümüzde aday cv’lerine kariyer portallarından ulaşıyorlar. Fakat başvurmak istediğiniz kurumdan bir çalışana Linkedin üzerinden ulaşarak ona cv’nizi atmak diğer adaylardan bir adım önde olabilmenizi sağlayabilir.

  11. Türker bey Merhaba,
    İş arıyorum ve cv mi yenibiriş.com’ dan hazırlayıp başvuru yapıyorum Aday havuzunda bulunma:18 diye birşey var ve çözemedim. Bana bunun bilgisini verebilirseniz sevinirim

  12. merhaba cv ve ön yazı hakkında bir çok yazı okudum ve sononda cv ve ön yazımı oluşturdum ancak yinede emin olamıyorum profesyonel biri olarak cv ve ön yazım hakkında sizden görüş almam mümkün müdür acaba ?

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s